Bilgi ve enformasyon savaşı
ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı neredeyse iki haftayı buldu.
ABD/İsrail propagandasının tesirinde kalanlar, savaşın bir-iki günde biteceğini sanıyorlardı. O yönde açıklama yapanlar da oldu. Ama hepsi birden yanıldılar. Tarihi derinliği olan toplumları yutmak kolay değildir. İran içe dönük baskıcı rejimine rağmen tarihi kökleri derinlerde olan bir ülke. Onca saldırıya, tahribata direnmesinin arkasında bu geçmişin izleri var.
İran'a atılan füzelerin yıktığı tesislerin görüntülerini her gün filim seyreder gibi seyrediyoruz. Kışlalar, petrol rafinerileri, havalimanları,gemiler,füze rampaları ile savaş hukukuna göre koruma altında olan okullar, hastaneler vuruluyor. 170 çocuğun nasıl bir gaddarlığa kurban gittiğini hep birlikte gördük.
Bu yayınlara dikkatle bakıldığında, bir tek taraflılığın olduğu hemen göze çarpıyor.
İran'da yıkılan her hedefi TV kanallarının yayınlarından, ajansların haberlerinden görebiliyor veya duyabiliyorsunuz.Fakat aynı şey İsrail'de vurulan hedefler için söz konusu değil, en fazla gece saatlerinde Telaviv'e atılan füzelerin görüntüsü görsel medyaya yansıyor. Bu da şöyle bir imaj doğuruyor:İran yakılıp yıkılırken İsrail'e hiç bir şey olmuyor. Bunun İran halkı üzerinde yaratacağı etkiyi düşünebiliyor musunuz? Uluslararası haber ajansları bu yayınları ile adeta İran halkı ve yöneticileri üzerinde savaşı kaybettiniz psikolojisi üretmeye çalışıyor. Bir yenilgi duygusu oluşturabilirlerse İran yönetiminin iki kan emici vampire teslim olacağını umuyorlar.
Bu tek taraflı........
