Kıyım
Her yeni gün, dünkü geceden ödünç alınır. Gece ne kadar koyu olursa olsun, güneş her sabah bütün ihtişamıyla doğar. Ama bugün gökyüzüne bakarken bile gözüm yeryüzünden ayrılamıyor. Çünkü asıl karanlık artık gecede değil; insanın birbirine, adalete ve vicdana bakışında büyüyor. Neresinden tutsak elimizde kalan, hep artıklar oluyor. Çünkü kıyım artık sadece savaş meydanlarında yaşanmıyor. Hayatın tam ortasında, her gün biraz daha sessiz ve görünmez hâlde büyüyor. Önce merhameti buduyor, sonra umudu, sonra güveni… En sonunda da insanı insandan eksiltiyor. Gündeme düşen gencecik ölümler… Hak arayan mağdurlar… Af bekleyen aileler… Siyasetin dibinin de dibini gördüren çıkmazlar… Geçim derdinin altında ezilen insanlar… Manevi yoksulluk, ahlaki........
