menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’nin en büyük problemi

13 24
11.02.2026

Türkiye’nin büyük devlet olması için çözmesi gereken yolsuzluk, yoksulluk, terör, kayırmacılık, rüşvet, gelir dağılımında adaletsizlik gibi birbirinden devasa problemleri var. Bana ‘’Büyük Türkiye’nin önündeki en büyük engel nedir?’’ diye sorsanız bu sorunlardan birini söylemem. ‘’Kadın başına doğum oranının ikinin altına düşmesi’’ derim. Zira sıraladığım sorunların hepsinin çözümleri var. Bu sorunları çözmüş bir sürü devlet var. Ama kadın başına doğum oranı ikinin altına düştükten yani nüfus kendini yenileme kabiliyetini kaybettikten sonra durumu tersine çeviren yani bu problemi çözebilen bir ülke yok.

Rusya ve Japonya’nın nüfusları her yıl bir, Kore’nin nüfusu yarım ve AB’nin nüfusu dört milyon azalıyor. Rusya ve AB bu sorunu göç alarak çözmeye çalışıyor. Kore ve Japonya, göç almaya soğuk bakıyor. Bu trend devam ederse yüz yıl sonra Japon ve Kore ulusları olmayacak. Rusya’da Ruslar, Avrupa’da Avrupalılar azınlık olacak. İnsanların batıya aktığı Balkanlar, Doğu Avrupa ve Kafkasya boşalacak. Bu devletler birbirinden farklı ve iddialı projeler ve teşvik paketleri uygulasalar da bırakın doğum oranını yükseltmeyi, azalmayı durduramadılar.

SSCB dağıldığında nüfusu dokuz milyon olan Bulgaristan’da yedi milyon Bulgar yaşıyordu. Bugün itibariyle Bulgaristan’da dört milyonu Bulgar olmak üzere altı milyon insan yaşıyor. Nüfusun azalması, gelecekle ilgili umutları kırdığından, Batı Avrupa’ya göçü hızlandırıyor. Demografi uzmanlarına göre ilk yok olacak ulus, Bulgarlar. Sadece elli yıl sonra kendisini Bulgar olarak tanımlayanların sayısı bir milyonun altına düşecek. Bulgarları Boşnaklar dışındaki Balkan, Türkler dışındaki Kafkasya ulusları takip edecek.

Aslında bu konjonktür Türkiye’ye cazip fırsatlar sunuyordu. Balkanlar ve Kafkasya yeniden Türk yurdu olabilirdi eğer biz de aynı soruna düçar olmasaydık. 1980’lerde üçün üzerinde olan kadın başına doğum oranı, 90’larda 2,5 seviyesinde seyretti.........

© Habererk