Emperyalistlerin İran Haritası
Yazının ekine CİA, MOSSAD, BND ve MI6 gibi batılı istihbarat teşkilatlarının referans aldığı haritalardan birini koydum. İran’ın on parçaya bölündüğü bu harita üzerinden, emperyalistlerin hedeflerini ve zihin yapılarını yorumlayalım.
Haritaya göre sadece iki devletin Basra Körfezinde sahili oluyor. Arap ve Beluç devletlerinin. İran’ın petrol ve gaz rezervleri Arap, maden ve nadir toprak elementleri rezervleri Beluç bölgelerinde. Yani ilkinin nüfusu altı, ikincisinin nüfusu dört milyon dolaylarında seyredecek bu iki devlet, zengin olacak. Dikkat ederseniz Arap devleti kuzeyden güneye dar bir çizgi olarak indirilmiş. Böylece Kaşkay Türklerinin, yeni İran’ın ve Lorların denize yani uluslararası piyasalara ulaşmaları engellenmiş.
Günümüz İran’ında Araplar, biri kuzeyde Şiilerin, ikisi güneyde Sünnilerin çoğunlukta olduğu, üç eyalette mukimler. Bu eyaletler komşu değiller, aralarında Farslar ve Kaşkay Türkleri var. Peki, neden ince bir şeritle Araplar birleştirilmiş? Nasıl ki üç Türk, iki Lor devleti kurulduysa biri kuzeyde Şii, diğeri güneyde Sünni, iki Arap devleti kurulabilirdi.
Bu alternatifin tercih edilmemesinin ilk nedeni Lorları, Kaşkayları ve Farsları fukara bırakmaksa ikinci nedeni zengin bir Şii devletinin oluşumunu önlemek. Zira üç Arap eyaleti tek devlet olduğunda nüfusun %70’i Sünni, %30’u Şii oluyor. Emperyalistler zengin Şii devleti istemediklerinden Şii olan Kaşkayları, Farsları ve Lorları sahilden ve enerji kaynaklarından mahrum bırakmışlar. Şii Arapları, Sünni Arapların çoğunlukta olduğu devlette azınlık yapmışlar.
Arap devleti monarşi olur, başına Körfezdeki Arap devletlerini yöneten hanedanlardan biriyle akraba bir aile getirilirse şaşırmayın. Bu formül şimdiye kadar işledi. Kuveyt, Suudi Arabistan, Katar, BAE (yedi emirliğin yedisinde de) ve Umman’da kalabalık Şii azınlıklar var ama hanedanlar Şii değil. Bahreyn’de ahalinin dörtte üçü Şii olmasına rağmen kraliyet ailesi Sünni. Şii topluluklar Batı aleyhtarıyken, Körfez devletleri Batıyla iyi geçiniyorlar.
Dikkatli okurlarım ‘’Türkler ve İran için haklısın ama Lorlar çok kuzeyde değil mi?’’ sorusunu yönelteceklerdir. Burada başka bir dizayna başvurulmuş. Bir Lor aşireti olan Bahtiyarilere ayrı devlet verilmiş ki Lorlar denizden iyice uzaklaşsın. Zira kuzeydeki Arap Eyaleti olan Huzistan’da Lorlar çok kalabalık. Yani Bahtiyariler Lor devletinin bir parçası olsa, Lorlar’a sahil şeridi ve dolayısıyla enerji kaynaklarından pay vermek gerekecekti.
Gelelim Hazar sahillerine. Hazar kapalı bir deniz olduğundan uluslararası piyasalara ulaşma açısından bir önemi yok. Hazar’ın önemi şurada: Hazar’da sahili olan İran dışındaki devletlerin hepsinin karasularında zengin petrol ve gaz sahaları var. İran şimdiye kadar hiç arama-tarama yapmadığından karasularında petrol ve gaz olup olmadığını bilmiyoruz. Körfez’de devasa enerji yatakları olduğundan Hazar’da arama-tarama yapma gereği duymamışlar. İran’daki Türk milliyetçilerine göre, Türklerin çoğunlukta olduğu eyaletler zenginleşmesin diye Hazar’daki İran’a ait karasularına el atılmamış.
Hazar’da Türk eyaletlerinin uzun sahil şeritleri olduğundan, kurulacak Azerbaycan ve Türkmen devletlerini tamamen karasal yapamamışlar. Sahil şeritlerini olabildiğince daraltmışlar. İki Fars halkı olan Gilanilerin ve Mazenderanilerin yaşadığı iki eyaleti birleştirerek Hazar devleti kurmuşlar ki yeni İran’ın Hazar’da da kıyısı olmasın. Bu yaklaşımın sadece Farsları fakirleştireceğini düşünmeyin. Zira yeni İran’ın nüfusunun %25’i Türk olacak. Yani fukaralığa mahkum edilenler Farslar ve Türkler. Kaldı ki dağlar, step ve çölden ibaret bir coğrafyada kurulan ve denize çıkışı olmayan Kaşkay devleti muhtemelen en fakir Türk devleti olacaktır.
Batılılar en azından niyet olarak İran’ın istikrarlı olmasını isteselerdi Kaşkaylara, Lorlara ve Farslara sahil şeridi ve dolayısıyla enerji sahalarından pay verirlerdi. Hazar sahillerinde, olmayan bir ulusa devlet kurmaz yani ulus mühendisliği yapmazlardı. Hazar sahillerini Azerbaycan Türkleri, Türkmenler ve yeni İran arasında bölüştürürlerdi.
Onların niyeti İran’ın petrol, gaz, maden ve nadir toprak elementi stoklarını ele geçirmek. Hürmüz Boğazını ve Basra Körfezi sahillerini kontrol etmek. İran yıllardır ambargo altında olduğundan kaynaklarının çoğuna el atılmış değil. Zengin kaynaklar ve sahiller iki devlette toplanacak. Bu devletler Batının güdümünde olacak. ABD ve İngiltere kuracakları askeri üslerle Arap ve Beluç devletlerini dokunulmaz kılacaklar.
40-45 milyon nüfuslu yeni İran artık İsrail ve Arap devletleri için tehdit olamayacak. Uranyumu zenginleştirmek, nükleer silah üretmek, uzun menzilli füze geliştirmek ve Şii hilalini desteklemek için kaynağı kalmayacak. Bilakis dünyaya ulaşmak için Batının kontrolü altındaki Arap ve Beluç devletlerine muhtaç olacak. Aynı Lorlar ve Kaşkay Türkleri gibi.
Bu harita hayata geçirilirse Güney Azerbaycan ve Kürt devleti Türkiye ve Azerbaycan ile bütünleşir. Zengezur koridoru devreye girdiğinde Trabzon, Güney Azerbaycan’ın dünyaya açıldığı liman olur. Kurulacak Türkmen devleti, Türkmenistan’ın yaklaşımına göre ya Türkmenistan’la bütünleşir ya da aynı Kaşkaylar gibi yokluğa ve yoksulluğa mahkum olur.
İstihbarat kurumlarının bu ve bunun türevi haritaları paylaşmaları, bu haritaların gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Bu haritanın gerçekleşmesine ne Türkiye izin verir ne de Pakistan. Pakistan’ın topraklarının %40’ı, maden ve enerji sahalarının %80’i, Belucistan eyaletinde. Ama halkının %4’ü Beluç. İran’dan kopacak zengin Belucistan, Pakistan’daki Beluç’ların çekim merkezi olacaktır. Sürekli eylemler yapan ayrılıkçı Beluç örgütleri daha geniş finans kaynaklarına ve lojistik imkanlarına sahip olacaklar. Birleşik Belucistan fikri güçlenecek.
Türkiye’de sınırında bağımsız bir Kürt devleti istemez. Kürt eyaletlerinin Güney Azerbaycan’ın bir parçası olmalarını, bu mümkün olmazsa kurulacak devletin yönetimini şekillendirmek isteyecektir. Etle tırnak gibi kaynaşmış olan Lor, Bahtiyari, Gilani ve Mazenderan halklarını Farslardan ayırmak imkansız derecesinde zor. Bu halklar ya Farslar ya da Farslaşmışlar. Bağımsızlık ya da özerklik talepleri yok.
Emperyalistler için ideal olan bu haritalar, gerçekleşmeseler bile onlar açısından faydalılar. Zira ‘’Etnik grupların devlet sahibi olma imkanımız var’’ motivasyonuyla rejime karşı tavır almalarına ve ABD ile İsrail’in saldırıları ‘’rejim yıkılıyor’’ algısı oluşturursa isyan etmelerine yol açacak.
