menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Toplum üzerinde artan baskı yönetimi sürdürülemez hale getirir

28 0
12.04.2026

Bugün Türkiye’de artık mesele sadece ekonomi değildir; mesele bir yönetim anlayışının toplumun tamamı üzerinde kurduğu baskıdır. Her gün yeni bir operasyon, yeni bir soruşturma, yeni bir dava… Özellikle muhalif belediyelere ve yöneticilere yönelik adımlar, adalet duygusunu zedeleyen ciddi bir tartışmayı beraberinde getirmektedir.

Bir ülkede hukukun herkese eşit uygulanıp uygulanmadığı sorgulanıyorsa, orada en büyük kriz zaten başlamış demektir. Hakaret davalarının sıradanlaşması, eleştirinin cezalandırılabilir bir eylem gibi görülmesi; toplumun sesini kısmaya yönelik bir iklim oluşturmuştur.

Ekonomide ise tablo nettir: Serbest piyasa denilen yapı, yerini denetim ve baskı hissine bırakmıştır. İş insanı yatırım yaparken tedirgin, esnaf ayakta kalma mücadelesi verirken yalnızdır. Vergi yükü artmış, cezalar ağırlaşmış, geçim derdi derinleşmiştir. Bugün bir memurun maaşının yarısı kiraya gidiyorsa emekli temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorsa

Buna rağmen sorunlara çözüm üretmek yerine, algı ile gerçeklerin üzeri örtülmeye çalışılışılıyorsa, Açıklanan enflasyon ile vatandaşın yaşadığı hayat arasındaki fark, artık inkâr edilemez boyutlara ulaşmışsa, Gerçekler değişmediği sürece, rakamlarla oynayarak refah üretilemez.

Daha vahimi ise korku iklimidir. İnsanlar konuşmaktan çekiniyor, eleştirmekten kaçınıyor. Oysa güçlü devlet, eleştiriden korkmayan devlettir. Susturulmuş bir toplum, çözüm değil çöküş üretir.

Unutulmamalıdır: Baskıyla ayakta duran hiçbir düzen kalıcı olmamıştır. Ekonomi güven ister, hukuk, adalet ister, toplum ise nefes almak ister. Bunlar yoksa, yönetimin sürdürülebilirliğinden söz etmek mümkün değildir.


© Habererk