Dün Humeyni, bugün sessizlik siyasi İslamcılığın çifte standardı
1979’da Ruhullah Humeyni öncülüğünde gerçekleşen İran İslam Devrimi, sadece İran için değil, tüm bölge için bir kırılma noktasıydı. O günlerde Türkiye ise kendi içinde derin bir kaos yaşıyordu. Sokaklar sağ-sol çatışmalarıyla yanarken, bir de kendini “İslamcı” olarak tanımlayan üçüncü bir hat vardı. Bu hat kendilerini islamcı olarak taktım etmektedirler.
İşte o dönemde bu islamcı kesimin önemli bir bölümü, Humeyni’ye sadece sempati duymadı; onu adeta bir “rehber” olarak gördü. “Humeynici” olmak, bazı çevrelerde bir övünç vesilesiydi. İran’daki devrim, onlar için bir umut, bir model, hatta bir idealdi.
Bugün aynı çevrelerin, bu siyasi islamcıların önemli bir kısmı, İran söz konusu olduğunda derin bir sessizliğe bürünüyor. İsrail Filistin’de bir soy kırım gerçekleştirirken, eleştiriler çoğu zaman yüzeyde kalıyor. Amerika Birleşik Devletleri ise neredeyse........
