Ülkücü Hareketin Destanı
12 Eylül 1980 öncesi verilen kutlu mücadele, sadece bir siyasi direniş değil; aynı zamanda cesaretin, çilenin, işkencenin, fedakârlığın ve imanla yoğrulmuş bir adanmışlığın adı olmuştur. O yıllar, göğüs gerilmesi gereken dikenli yıllardır. Şehadet şerbetini içen yiğitlerimiz, gazilik mertebesine erişen kahramanlarımız ve zindanların Yusufiyelerinde çile ceken, iskencelerde şehadete ulaşan, 12 Eylül sonrasında eğilmeyen, kaçmayan, korkmayan dim dik duran yiğit ğabeylerimiz bu destanın ispatıdır
Başbuğ Alparslan Türkeş, daha en başından yolun ne kadar meşakkatli olduğunu açıkça ifade etmişti:
"Size güllerle serili bahçeler vaat etmiyorum. Bizim yolumuz dikenlidir, çileyle örülüdür. Bu yol, yeniden maneviyata dönüş yoludur. Korkaklar bu davada bizimle yürüyemez!"
Ve gerçekten de bu........
