menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyaset mi, Zenginleşme Aracı mı?

36 0
27.09.2026

Ülkenin hâli ortada. Emekli pazara çıkarken cebindeki parayı hesaplar. İşçi ay sonunu getiremez. Asgari ücretli kirayla mutfak arasında sıkışır. Gençler bir ev, bir araba, hatta düzgün bir gelecek hayalinden uzaklaşır. Çiftçi mazot, gübre ve yem fiyatları altında ezilir. Esnaf borcunu başka bir borçla kapatır. Millete sabır, tasarruf ve kemer sıkma tavsiye edilir. Ama aynı ülkede siyaset çevresindeki bazı isimler hakkında milyonların kısa süre içerisinde yüz milyonlara, hatta milyarlara dönüştüğü iddiaları ortaya atılır. İnsan ister istemez sorar: Bu değirmenin suyu nereden gelir? Son günlerde kamuoyuna yansıyan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi hakkındaki iddialar tam da bu nedenle sıradan bir borsa tartışması değildir. YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin açıkladığı rakamlar doğruysa ortada toplumun mutlaka cevabını alması gereken çok ciddi sorular vardır. Ancak bunların şu aşamada iddia olduğunu özellikle belirtmek gerekir. Gerçeği belirleyecek olan belgeler, mali kayıtlar ve hukuki süreçtir. Benim meselem bir kişiyi peşinen suçlu ilan etmek değil. Benim meselem bu ülkede siyaset ile servet arasındaki ilişkinin sorgulanmasıdır. Çünkü siyaset zenginleşme kapısı değildir. Milletvekilliği ticarethane değildir. Bakanlık servet üretme makamı değildir. Parti yöneticiliği kişisel nüfuz oluşturma aracı değildir. Devlet makamları üzerinden edinilen güç, herhangi bir kişiye ekonomik ayrıcalık sağlamak için kullanılamaz. Ben yıllardır aynı şeyi savunurum: Devlet makamına gelen insanın mal varlığı belli olmalıdır. Görevden ayrıldığı günkü mal varlığı da millet tarafından bilinmelidir. Arada olağanüstü bir artış varsa bunun kaynağı kuruşu kuruşuna açıklanmalıdır. Çünkü o makam kişinin değil, milletindir. Bugün milyonlarca insan otuz........

© Habererk