Nasihat heyeti
19. Yüzyılın sonlarında Uzakdoğu toprakları Çin ve Japonya arasında yaşanan kıyasıya bir kavgaya sahne oldu.
Tarihe, “Birinci Çin-Japonya Savaşı” olarak geçen kavgayı Çin kaybetti. 1895 yılında imzalanan Şimonoseki Antlaşmasıyla büyük kayıplar yaşadı. Hem yüklü miktarda savaş tazminatı ödemeyi kabul etti hem de Tayvan ve Liatung Yarımadasını Japonya’ya terk etti. O tarihe kadar hükümranlığı altında tuttuğu Kore’nin bağımsızlığını da tanımak zorunda kaldı.
Hammadde ve sömürge arayışına çıkan Batılı devletler, Japonya’nın güçlenmesinden rahatsız olup topyekûn saldırıya geçtiler. Antlaşma şartlarının kabul edilemez olduğunu söyleyerek Japonya’ya baskı yaptılar.
Japonya, bu baskılara direnemeyip şartların yumuşatılmasını kabul etti. Çin, kayıplarının çoğunu geri kazandı.
Sonrasında emperyalizmin değişmez kuralları devreye girdi.
Amerika, Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Avusturya-Macaristan ve Hollanda’dan oluşan sekizli sömürge ittifakı, yaptıkları iyiliğin bedelini Çin’den fazlasıyla aldılar.
Kırım Savaşı sonrası Osmanlı İmparatorluğundan aldıkları gibi...
Kârlı ticaret antlaşmaları, sonu gelmez imtiyazlar, toprak ve maden sahalarına çökmeler... Her biri peş peşe geldi. Ekonomik açıdan Çin’in en önemli bölgelerini ele geçirip adeta istila ettiler.
Önce Japonya mağlubiyeti, ardından ülkeyi talan eden sömürü çarkı Çin halkının büyük tepkisini çekti. Milliyetçi duygular galeyana geldi. Demiryolu işçileri arasında başlayan direniş hareketi kısa zamanda büyüyüp bütün ülkeyi saran bir ayaklanmaya dönüştü. Ayaklanmanın liderliğini dini bir yapılanma olan Boxerler Cemiyeti üstlendi.
1899 yılının Kasım ayında başlayan ayaklanmada onlarca elçilik binası basılıp misyonerler kurşuna dizildi. Yabancı şirketler ateşe verildi. İki yılın sonunda Pekin isyancıların eline geçti. Yakalanan her Avrupalı öldürüldü. Evlerinden işyerlerine onlara ait ne varsa darmadağın edildi.
Adları, “Haklı Yumruk” anlamına gelen Boxerlerin isyanı Avrupa’da büyük telaşa sebep oldu. İsyanı bastırmak için........
