menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zehra bebekten Serhat türkülerine!

41 0
22.05.2026

Siirt’te okuduğu bir şiir yüzünden İstanbul’da seçimle kazandığı “İBB Başkanlığı” elinden alınan Recep Tayyip Erdoğan’a verilen “siyasi yasak” ve “10 aylık hapis cezası”, malum kesimce adeta bir “hukuk zaferi” olarak karşılanmıştı.

Temyiz kararının görüşüleceği gün “Erdoğan için son saatler” başlıklarını atan kartel medyası, mahkemeden çıkacak kararı önceden ilan ederken…

Karar sonrası zevkten dört köşe olmuş bir şekilde attıkları, “Siyasi hayatı bitti”, “Tayyip'in bitişi”, “Bir hışımla geldi geçti”, “Erdoğan'ın sonu”, “Muhtar bile olamayacak” ve “Siyasetten emekli oldu”  manşetleriyle, yurt genelinde bayram havası estirmişlerdi.

O dönem vesayet odaklarının “minik kuş”larla gönderdiği talimatlarla göre kalem oynatan Emin Çölaşan, “Güle Güle Tayyip” başlıklı yazılar yazarak, neredeyse bir tek zil takıp oynamadığı kalırken...

Cumhuriyet gazetesi ise “Hukuk devletine herkes uyacak” başlıklı haberlerle, mahkeme kararlarının tartışılmasının yanlış olacağı mesajını veriyordu.

Durmuş Fikri Sağlar gibi bazı CHP’li vekiller ise takiyye yapma gereği bile duymadan, “Erdoğan müstehak olduğu cezaya çarptırıldı. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Yapılan da budur” diyerek, bir şiir yüzünden verilen “yasak” ve “hapis cezası” sonrası sevinç nutukları atıyordu.

Aynı ikiyüzlülük “parti kapatma davaları”nda da yaşanıyordu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ın açtığı Refah Partisi'ne yönelik kapatma davası, Anayasa Mahkemesi tarafından 16 Ocak 1998’te, “Laik Cumhuriyet karşıtı eylemleri tespit edildiği” gerekçesiyle 2'ye karşı 9 oyla “kapatma kararı” ile sonuçlandığında malum zihniyet ülkede adeta bayram havası estirmişti.

Karar sonrası açıklama yapan ve “Benim bu davayı açmama RP'nin kendisi sebep oldu” diye dalga geçen Vural Savaş,  “Parti kapatmanın ceza değil, laik ve demokratik düzenin korunması için bir tedbir” olduğunu söylemişti.

Refah hakkında dava açtığı için vicdanının rahat olduğunu belirten Savaş, “Ben Allah'ın en büyük sevabını bu davranışımdan dolayı aldığımı sanıyorum. Bana göre en iyi hizmeti yaptık” diyerek, İslami bir jargonla dalga geçmeyi de ihmal etmemişti.

Brifinglerde şarj olup tütsülenen ve sözde “hukuk adamı” ve “bağımsız yargıç” geçinen bazı tipler de “RP'yi kapatmak şereftir” açıklamasında bulunmuştu.

Kararı manşetlerine taşıyan “mütareke medyası”, irticai faaliyetlerin odağı haline geldiği iddiasıyla........

© Haber7