menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tauna’nın ölümü ve son siyasi cinayet!

28 0
01.05.2026

Sultan Abdülhamid’i tahttan indiren ve muarızlarını ortadan kaldırarak iktidara gelen İttihat ve Terakki Cemiyeti, “siyasi cinayetleri” maalesef bir “gelenek” haline getirdi. 

İşte bu yüzden Cumhuriyet Türkiye’sini şekillendirecek “İlk Meclis”in birçok üyesi, henüz Ankara’ya bile gelemeden karanlık cinayetlere kurban gitti.

TBMM 1. Dönem Trabzon Milletvekili İzzet Bey ile Gümüşhane Milletvekili Ziya Bey, Meclis açıldıktan sadece 13 gün sonra 6 Mayıs 1920’de,  Samsun Çarşamba’da katledildi.

Bolu Mebusu Abdulvahab Efendi ise 29 Mayıs 1920’de, 5 arkadaşı ile birlikte asıldığı için ilk Meclis’i göremedi. 

TBMM’nin açılışını göremeden öldürülen milletvekillerinden biri de Menteşe mebusu Mahmut Nedim Bey’di.

Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey ise bir dönem Çankaya’nın muhafızlığını yapan Topal Osman tarafından hunharca katledilerek, “şiddete dayalı siyaset” tarzının en bilinen mağdurlarından oldu.

Şapka kanunundan 2 yıl önce yazdığı “Frenk Mukallitliği ve Şapka” risalesi sebebiyle Ankara’da idam edilen İslam âlimlerinden İskilipli Atıf Hoca ile Menemen provokasyonu bahanesiyle idama mahkûm edilen İslam büyüklerinden Erbilli Esad Efendi yerine darağacında sallandırılan oğlu Mehmed Ali Efendi de siyasi cinayete kurban gitmiş mazlumlar arasındaki yerini aldı.

Tek parti diktatörlüğünce Hamidiye Kruvazörü ile denizden bombalanan Rize… “Tunç Eli Harekâtıyla” havadan ölüm yağdırılan Dersim…

1930’da Zilan Deresinde yaşanan toplu imha operasyonu…

1943 yılında Van Özalp’te, Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın emriyle kurşuna dizilen 33 kişi…

CHP’nin devrik lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 2012 yılında katıldığı bir TV programında “CHP öldürdü” dediği Yazar Sabahattin Ali’nin katli, tarihe “siyasi cinayetler” olarak geçti.

Türkiye, siyasi cinayetler açısından en “karanlık” dönemini ise sıktığı diş macununu yeniden tüpe sokmayı başararak, “diş macunu tüpten çıktıktan sonra geri sokulamaz” metaforuyla kışladan çıkan cuntacıları kutsayan babası İsmet İnönü’nün tezini çürüten Fizik Profesörü(!) Erdal İnönü’nün “koalisyon ortağı” olduğu........

© Haber7