Kanayan yara “S.S.Ç.’li çocuklar!..
Cumhuriyet'in ilk yıllarında cezaevine düşen çocuklar, genellikle yetişkin mahkûmlarla aynı koğuşlarda tutuluyordu.
Bir aralar “tedrici serbestlik” yani “aşamalı özgürlük” sistemi benimsenmiş olsa da 1941'de çıkarılan “Ceza ve Tevkif Evleri Nizamnamesi” ile 18 yaş altındaki mahkûmların cezaevlerinde tutulması zorunlu kılındı.
1943 yılında, Prof. Dr. Sulhi Dönmezer’in, İstanbul ve Üsküdar cezaevlerindeki kalan “çocuk hükümlülere” yönelik inceleme ise “ayrı cezaevi” ihtiyacını açıkça ortaya koydu.
Adnan Menderes’li Demokrat Parti iktidarında, “çocuk cezaevleri” ayrı bir kategori olarak tanımlandı; bu dönemde A ve B tipi cezaevleri, bölge cezaevleri ve çocuk tesisleri gibi sınıflandırmalar yapıldı.
1970'lerde çocuk ıslahevleri yaygınlaştı; örneğin Ankara, Elazığ, Eskişehir, Sinop, İzmir ve Konya'da “kapalı ve açık çocuk cezaevleri” kuruldu.
Uzaktan bakıldığında “şeklen” bazı adımlar atılıyor gibi gözükse de içeride tam bir dram yaşanıyordu.
1978 yılında “psikoloji”den mezun olduktan sonra yaklaşık üç yıl boyunca “çocuk cezaevlerinde” hükümlü çocuklara psikolojik destek veren Yazar Ayşe Önal, o dönem Nokta Dergisi'nde yayımladığı “Sübyan Koğuşu” dosyası ile içeride yaşanan rezaleti ifşa etti.
Darbeci zihniyetin hüküm sürdüğü bir dönemde yayımlanan dosyaya göre;
“12-18 yaş arası çocuklar ‘yetişkin mahkumlarla’ aynı ortamda tutuluyor ya da yetersiz denetim altında bırakıldıkları için bazen birbirleri tarafından, bazen gardiyanlar veya yetişkin mahkumlar tarafından sistematik şekilde cinsel istismara uğruyordu.
Hapishane yönetimi ise genelde bu tür olaylara göz yumuyor hatta bazı durumlarda yaşanan rezaletleri örtbas etmeye çalışıyordu.”
1980'lerin Türkiye'sinde çok az kişinin dokunmaya cesaret ettiği bir konuyu gündeme getiren Önal’ın çalışması “büyük yankı” uyandırsa da beklenen reformlar hayata geçirilemedi.
Yılmaz Güney de Fransa’da sürgündeyken çektiği son filmi olan “Duvar"da, bu kez Ankara Cezaevi’nin sübyan koğuşunda yaşanan isyanı beyaz perdeye taşıdı ama yine değişen bir şey........
