İlahi okumak darbe sebebiydi!
28 Şubat’ın çetrefilli günleriydi.
Filmlerde vampirlere sarımsak gösterir gibi, sözde “irtica(!)” tehlikesinin bertaraf edilmesi için her yere;
“Atam izindeyiz” yazılıyor…
“Kemalist Arabesk” türünün nadide örneklerinden biri olan “Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin” adlı türkü ile “Onuncu Yıl Marşı” okunuyordu.
4 Kasım 1998’de yapılan ve koyun, keçi, balık, tavşan gibi canlı hayvan meselelerinin konuşulacağı “Birinci Hayvan Kongresi”nin açılışında dahi, TRT Çok Sesli Korosu tarafından “10. Yıl Marşı” seslendiriliyordu.
“75. Yıl” adı verilen toplu sünnet şölenleri…
Vesayet heveslilerinin nümayişleri, hep bu bestelerle inliyordu.
İlkokullarda ise dönemin CHP’li Milli Eğitim Bakanlarından Reşit Galip’in, kendi çocuklarına yazdığı…
Dönemin faşist rejimlerinden esinlenerek, “tek-tip insan yetiştirmek” amacıyla ilkokullara dayatılan “andımız” okunuyordu
Bunların dışında bir şey dinlemek ise “disiplin suçu”nun konusunu teşkil ediyordu.
Yıllar boyunca, sözde “irtica ile savaşıyoruz” diyerek İHL ve Kur’an Kursları’nı kapatan, başörtülü öğrencileri okul kapısından çeviren malum zihniyet;
Eve gelen kadın ve erkek misafirlerin ayrı ayrı oturmasını…
Radyodan dini yayın veya ilahi dinlenmesini bile “suç” sayıyordu.
2000 yılında, dönemin Adalet Bakanlığı Başmüfettişleri İsmail Turgut ve Mustafa Kılıçhan’ın, İstanbul’daki çeşitli mahkemelerde görev yapan hâkimlere gönderdikleri yazılarda, şu subjektif suçlamalar yer alıyordu:
- Sosyal ve ailevi yaşantınız ile eşinizin benimsediği çağdaş olmayan giyim tarzı itibarıyla laiklik karşıtı düşüncelere yakınlık duyduğunuz hususunda kanaat uyandırdığınız...
- Evinize gelen misafirleri “haremlik-selamlık” tabir edilen şekilde........
