“İsrail’den taraf olacak CHP’li yokmuş” öyle mi?
Mustafa Kemal Atatürk’ün, Ortadoğu’da bir “Yahudi devleti”ne karşı olduğu biliniyordu.
Bunun en büyük dayanağı ise;
Atatürk’ün, Millî Mücadele safahatında bir “Türk-Arap karşıtlığı” vücuda getirerek Ortadoğu'yu denetimi altında tutmaya çalışan ve istikbaldeki Yahudi devletine zemin hazırlayan Haçlıların hesaplarını iyi okuyarak, “İsrail” tehlikesine karşı “Türkiye-Suriye-Irak Federasyonu” fikrini ortaya atmasıydı.
Bulgaristan üzerinden Türkiye sınırına dayanan Nazi Almanyası korkusu da Yahudilere karşı muhtemel bir sempatinin önüne geçiyordu.
Bu endişeler yüzünden Ağustos 1938'de çıkarılan,
“Tebaası oldukları devlet arazisinde yaşama ve seyahat bakımından baskılara tabi tutulan Musevilerin, bugünkü dinleri ne olursa olsun, Türkiye’ye girmeleri ve ikametleri yasaktır…" şeklindeki 2/9498 sayılı kararname ile her çeşit Yahudi’ye Türkiye’nin kapıları tamamen kapatılmıştı.
Atatürk’ün vefatının ardından yerine gelen ve Hitler’in “Tedirgin olmanıza mahal yok, size saldırmayacağız” şeklindeki mektubuyla bir nebze olsun rahatlayan İsmet İnönü, 1938 - 1942 yılları arasında Nazi zulmünden kaçan Yahudilerin, Parita, Salvador ve Struma gemilerinde katledilmesini izlemekle yetindi.
1943 yılında “Nazilerin yenileceği” belli olunca, ani bir politika değişikliği yaparak dümeni Batılı ülkelere çevirdi ve Yahudilere karşı toleransla yaklaşmaya başladı.
Böylece İsmet İnönü döneminde Siyonizm’e destek bir “devlet politikası” halini aldı.
CHP tek parti diktası, sahte evraklarla temerküz kaplarından ülkemize Yahudi taşımaya başladı.
Yahudiler, artık İsmet Paşa’yı kendileri için bir “kurtarıcı” olarak görüyordu.
İnönü döneminde Yahudilere yapılan güzellikler bununla sınırlı kalmadı.
Suriye ve Irak’tan pasaportsuz ve vizesiz kaçan Yahudilere de Türkiye’nin kapıları ardına kadar açıldı.
Hariciyemiz, Araplar mani olmasın diye........
