menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Petrol biter su kalır

23 0
04.04.2026

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde katıldığı bir açılış töreninde kurduğu cümle, sıradan bir çevre uyarısı olarak görülmemeli sadece. O sözler, doğrudan su jeopolitiğine dair bir öngörü barındırıyor: "Geçtiğimiz asırda petrol için yapılan mücadele, önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır." Bu tespit, bugün ABD/İsrail ekseni ile İran arasında tırmanan çatışmalarla birlikte Ortadoğu'da kapımıza dayanan yakın bir riskin habercisidir. Suyun bir hayat kaynağı olmaktan çıkıp stratejik bir tehdit ve tahakküm aracına dönüştüğü günlerden geçiyoruz. 

Aslında insanlık, su merkezli savaşların ilk provasına çok erken çağlarda şahit oldu. M.Ö. 2500'lerde Sümer şehir devletleri Lagaş ve Umma arasında Dicle'nin suyu için patlak veren o ilk "su savaşı", aradan geçen binlerce yılın ardından bugün Ortadoğu'nun kanlı satranç tahtasında devasa bir yıkım tehdidi olarak yeniden sahneleniyor.

Bu kanlı satrancın yakın tarihi de acı vesikalarla dolu. İsrail’in 1967'de Golan Tepeleri’ni işgal etmesinin ardındaki motivasyonlardan biri Siyonist yayılmacılık kadar o tepelerin altındaki tatlı su rezervlerini kontrol etme ihtirasıydı. Keza merhum Turgut Özal'ın Fırat ve Dicle’nin sularını Ortadoğu'da barışın teminatı olarak dillendirdiği GAP; o dönem Suriye ve Irak başta olmak üzere komşu ülkelerde "Türkiye suyumuzu kesecek" paranoyasını tetiklemiş, emperyal aklın da kışkırtmasıyla Ankara'ya karşı yeri göğü inleten bir vaveylaya dönüştürülmüştü.

Bugün ise ABD ve İsrail’in ateşe verdiği, İran’ın ise asimetrik misillemelerle yanıtladığı bu yeni kaos ortamında, Körfez ülkeleri tarihlerinin en büyük varoluşsal susuzluk tehdidiyle yüz yüze. İçme suyunun neredeyse yüzde 90'ını deniz suyunu arıtarak (desalinasyon) elde eden bu "tuzlu su krallıkları", an itibarıyla güdümlü füzelerin ve siber saldırıların en kırılgan hedefleri konumunda. Hatırlayın; 1991'deki Kuveyt Krizi'nde denize dökülen tonlarca petrol, kıyıdaki arıtma tesislerini tıkadığında Kuveyt günlerce susuz kalmış, can suyu Suudi Arabistan’dan tankerlerle taşınarak insani bir facianın........

© Haber7