menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mekânın çöküşünden ruhun enkazına…

11 0
18.08.2026

Takvimler 17 Ağustos’u gösterdiğinde, bu topraklarda yalnızca zaman ilerlemez; milletimizin ortak hafızasında taşıdığı o büyük keder ve silinmeyen izler, ilk günkü ağırlığıyla yeniden tazelenir. Saatler 03.02’yi gösterdiğinde 45 saniyeye sığan o büyük felaketin üzerinden tam 27 yıl geçti. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nden 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş kıyametine uzanan bu coğrafi kader, bize yeryüzünün altındaki hareketliliğin sadece jeolojik bir sarsıntı değil; topyekûn bir varoluş ve medeniyet imtihanı olduğunu hatırlatıyor.

Deprem, yalnızca taş ve betonu yıkan fiziksel bir afet değildir; ruhumuzda da derin sarsıntılara yol açar. Felaketin ilk anlarında yaşanan şok, hızla olağanüstü bir dayanışmaya ve yüksek bir fedakârlık refleksine dönüşür. Fakat enkaz tozu çekilip ilk haftaların yüksek adrenalini dindiğinde süreç, yerini hayatta kalmanın getirdiği o ağır suçluluk hissine ve derin bir psikolojik savrulmaya bırakır. “Bütün yakınlarım gitti, ben neden kurtuldum?” sorusunun açtığı sessiz yara; kaybedilen evlerin, yitirilen sokakların ve dağılan komşuluk bağlarının yasıyla birleşir. İlk günlerde herkes oradadır. Basın; ekranları ve manşetleri afet bölgesine kilitler, sivil toplum kuruluşları ve hayırseverler canhıraş bir gayretle seferber olur. Fakat haftalar/aylar geçip hayatın acımasız rutini geri döndükçe yardım konvoyları seyrekleşir, kameralar çekilir. Geriye sadece devletin hizmet birimleri kalır. İşte o zaman afetzede travmanın en ağır ve en sessiz evresiyle yüzleşir. Zamanla sönen toplumsal ilgi, insanı kendi derin yalnızlığına terk eder. Yeniden tutunma ve hayatı sıfırdan kurma mücadelesi başlar; lakin bu, yıkılan bir binayı yeniden inşa etmekten çok daha çetin bir iç savaştır. Zira güvendiği toprak ayaklarının altından kayan insan, sadece evini değil, hayata ve insanlara duyduğu o temel güven duygusunu yitirmiştir; ruhundaki enkazı hayatın her alanına teşmil eder.........

© Haber7