menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel kopuş ve Türkiye

8 0
27.01.2026

Davos’un karlı tepelerinde Kanada Başbakanı Mark Carney, dünyanın yüzleşmekten korktuğu acı gerçeği ilan etti: 'Dünya bir geçişin değil, bir kopuşun ortasında.'

Yıllardır Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın, "Dünya 5’ten büyüktür" diyerek işaret ettiği "Küresel sistem çatırdıyor" diyerek uyardığı o kopuş anı artık Batılı müttefikler tarafından da itiraf ediliyor.

Peki dünya nereye doğru savruluyor?

Batı’nın Yamyamlaşması

Tarih boyunca Batı, refahını kendi dışındaki dünyayı sömürerek sağlamıştı. Batı’nın lüks sarayları ve bacası tüten fabrikaları, sömürgeleştirdikleri ülkelerden getirdikleri insanların kan ve gözyaşları üzerine kurulmuştu. Sömürü sistemi çağın koşullarına göre sadece boyut değiştirdi. Geçmişte köleler, sonra ucuz işçi, petrol ve doğal kaynaklar üzerineyken; bugün ticaret koridorları ve kıymetli madenlerin kontrolü ile yürüyen bir küresel hegemonya var.

Ancak Trumpizmin ikinci dalgasıyla birlikte gördük ki; sistem artık kendi çocuklarını yiyor. ABD, namluyu müttefiklerine de çevirmiş durumda. Trump’ın "Önce Amerika" doktrini; Grönland ve Kanada’yı ekonomik, Avrupa’yı ise güvenlik açısından birer "sömürgeye" dönüştürme projesidir. NATO’nun 5. Maddesi’nin "yaşam destek ünitesine" bağlandığı, Grönland’ın ilhakının konuşulduğu, Avrupa’nın Washington kapısında bekletildiği bu yeni düzende; "Batı İttifakı" kavramı fiilen bitti diyebiliriz. Trump kendini o kadar güçlü hissediyor ki, niyetini gizleme ihtiyacı bile duymuyor. Öyle ki; "Grönland’ı öyle veya böyle alacağım" diye meydan okuyor.

Kurala dayalı nizamın bu kadar sarsıldığı bir dönem yaşanmamıştı. Vaziyetin kısa tanımı; kaos. Her kriz birileri için kazançla, birileri için kayıpla neticelenir. "Hazırlıksız yakalananlar" için kıyamet, "hazırlıklı olanlar" için ise bir hasat mevsimidir. Sovyetler Birliği’nin........

© Haber7