Devlet ve kuzgun!..
"Devlet, neye benzer; devleti ne ile tarif edersiniz?" dense bu suali herkes kendince cevaplandırır. Verilen cevaplar, büyük ekseriyetiyle de doğrudur:
Bize göre devlet, babaya benzer, aile reisine. Bundan dolayıdır ki devlete de "Devlet Baba" denir. Baba, vakurdur; gölgesi ağırdır; hem sevilir, hem hürmet edilir. Baba, incitmez fakat varlığını, hissettirir. Baba, müşfiktir, ama hiçbir evlâdını da başıboş bırakmaz…
Şu var ki aile babasının da ‘Devlet Baba’nın da işi kolay değildir. Aile reisi, aile efradıyla şu veya bu şekilde, şu veya bu vakitte imtihandadır. Devlet de vatandaşıyla imtihandadır. Vatandaşları, edebiyatta, ilimde, tıpta, teknolojide… vs. vs. dünya çapında buluşlar yapıp insanlık câmiasında devlet ve milletinin yüzünü ak ettiğinde devlet, mevcut ve gelecek zamanlarda o insanları, zenginliği olarak görür ve onlarla iftihar eder, onlarla dünya önünde itibar yarışı yapar. Bu kimseler, âlim, fikir adamı, edebiyatçı, mimar vs. olabilir. İsim, isim birçok misaller verilebilir. En son misallerse merhum Suat Sezgin Hoca ve Aziz Sancar Hoca sayılabilir.
Milletine, bugüne, istikbale ve insanlığa kalem, kelam mahsulleri ve keşifleriyle kalıcı yararlar sağlayan insanlar, ait olduğu milletin ve geniş çapta da insanlığın kültür hazineleridir. Bu hazinelerin çoğu, ebediyete göçmüştür fakat tesir ve eserleri yaşıyordur ve yaşayacaktır. İsimleri, kalblerde ve dualardadır. Bazıları ise hayattadır.
Bu bahsettiğimiz, olayın bir tarafıdır. Bir de zıddı, aksi var. Bir de -Allah, düşman başına vermesin- ailesini insan içine çıkamaz hâle getiren evladlar ve devlet ve milletini insanlık câmiasında mahcup eden sorumsuz, ölçüsüz, dengesiz ve insafsız kişiler vardır. Bunlar, akla gelebilen ve gelmeyen her çeşit suçu işlerler. Bu suçlar, malum ve meşhur âdi........
