İncel meselesi inceldiği yerden kopsun mu?
İnsanlık, tarihin hiçbir döneminde bugünkü kadar birbirine teknik olarak bağlı olmadı ve hiçbir dönemde bugünkü kadar psikolojik, duygusal ve toplumsal olarak yalnızlaşmadı.
Dijital ağlar gezegeni örerken, insan ilişkileri çözülüyor. Sosyal medya bireylere görünürlük verirken aidiyet duygusunu zayıflatıyor. İletişim araçları arttıkça iletişim azalıyor…
Özellikle genç kuşaklarda gözlenen derin yabancılaşma bireysel bir psikoloji sorununun ötesinde toplumsal düzeni, siyasal istikrarı ve kültürel sürekliliği etkileyen yapısal bir medeniyet problemine dönüşmekte.
Son yıllarda dünya literatüründe yoğun biçimde tartışılan, pek çok müessif hadise ile günyüzüne çıkan ve dikkatleri celbeden “Incel” fenomeni bu kırılmanın en uç ve en rahatsız edici semptomlarından biridir. “Involuntary Celibate” yani “istemsiz bekâr” kavramı başlangıçta romantik ilişki kuramayan bireylerin deneyimlerini paylaşmak amacıyla ortaya çıkmış olsa da, zaman içinde özellikle dijital platformlarda kadın düşmanlığı, nihilizm, aşırı öfke, toplumsal nefret ve şiddet eğilimleriyle ilişkili radikal bir alt kültüre dönüşmüştür.
Elbette bu olguyu “kadın düşmanı internet grupları” şeklinde ele almak büyük bir indirgemecilik olur. Burada görülen, modern toplumun derin sosyolojik ve psikolojik krizlerinin yoğunlaşmış bir tezahürüdür.
Bugünün genç erkekleri, tarihsel olarak benzersiz bir kimlik boşluğu içinde büyüyor. Geleneksel toplumlarda bireyin kimliği büyük ölçüde aile, mahalle, sınıf, meslek, din ve kültürel aidiyetler üzerinden şekillenirdi. İnsan kendisini büyük bir bütünün parçası olarak hissederdi. Modern toplum ise bireyi özgürleştirirken aynı zamanda yalnızlaştırdı. Artık birey, kimliğini kendi başına kurmak zorunda. Fakat bu özgürlük, psikolojik dayanıklılığı yüksek olmayan bireylerde ağır bir yönsüzlük duygusu üretiyor. Özellikle erkeklik kimliği bu dönüşümden ciddi biçimde etkilenmiş durumda.
Sanayi toplumunun klasik erkek modeli üretici, koruyucu ve otorite figürüydü. Ancak post-endüstriyel toplumla birlikte bu rol aşındı. Geleneksel iş alanları daraldı. Aile yapısı dönüştü. Kadınların eğitim ve ekonomik hayattaki yükselişi son derece doğal ve tarihsel olarak gerekli bir gelişmeydi fakat bu dönüşüm sırasında erkek kimliğinin nasıl yeniden tanımlanacağı konusunda ciddi bir kültürel boşluk oluştu.
Birçok genç erkek artık kendisini neye göre değerli hissedeceğini bilmiyor. Başarı kriterleri sürekli yükseliyor, ekonomik eşitsizlik büyüyor, sosyal rekabet dijital platformlar üzerinden görünür hale geliyor.........
