menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cumhuriyetin muhteşem yüzyılında NATO Zirvesi ve Türkiye'nin ufku

8 0
yesterday

Milletlerin tarihinde bazı gelişmeler vardır ki etkileri birkaç günlük diplomatik gündemle sınırlı kalmaz. Uzun yıllar boyunca uluslararası ilişkilerin yönünü etkileyen, devletlerin konumunu yeniden tanımlayan dönüm noktalarına dönüşür. NATO Zirvesi de Türkiye açısından bu nitelikte değerlendirilmesi gereken önemli bir organizasyon olarak öne çıkmıştır.

Zirve, diplomatik başarıları, güvenlik politikalarına katkıları, savunma sanayiine sağladığı görünürlük, uluslararası kamuoyunda oluşturduğu olumlu algı ve tarihî mirasın etkili biçimde sunulması bakımından dikkat çekici sonuçlar doğurmuştur.

Uluslararası ilişkiler disiplininde devletlerin gücü askerî kapasitenin ötesinde değerlendirilir. Ekonomik direnç, teknolojik yetkinlik, diplomatik etkinlik, kültürel etki, kriz yönetme becerisi ve uluslararası güvenilirlik büyük güç olmanın temel ölçütleri arasında yer almaktadır.

Joseph Nye'nin ortaya koyduğu sert güç, yumuşak güç ve akıllı güç kavramları modern devletlerin dış politika araçlarını açıklayan en önemli teorik çerçevelerden biri hâline gelmiştir. Ankara'da düzenlenen zirve Türkiye'nin bu üç güç unsurunu dengeli biçimde kullanabilen ülkeler arasında başlarda yer aldığını göstermesi bakımından önemlidir.

Türkiye, NATO'nun nitelik ve nicelik itibariyle ikinci askerî gücüne sahip ülkesi olmasının ötesinde Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan eşsiz jeopolitik konumu sayesinde Karadeniz, Doğu Akdeniz, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Doğu'daki güvenlik dengelerinin merkezinde yer almaktadır.

Enerji koridorlarının kesişim noktasında bulunması, kritik deniz yollarını kontrol eden boğazlara sahip olması ve terörle mücadelede edindiği kapsamlı tecrübe, ülkenin stratejik değerini daha da artırmaktadır.

İttifakın güney kanadının güvenliğinin önemli ölçüde Türkiye'nin askerî kabiliyetlerine dayandığı gerçeği, zirve boyunca yapılan görüşmelerde ve verilen ortak mesajlarda bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Ankara Zirvesi'nin dikkat çeken yönlerinden biri de diplomasi ile tarih bilincinin başarılı biçimde buluşturulmuş olmasıdır.

Modern devletler uluslararası platformlarda kendilerini diplomatik belgeler kadar semboller, kültürel miras ve tarih anlatıları aracılığıyla da ifade ederler. Devlet törenleri, protokol kuralları ve temsil biçimleri, ülkelerin uluslararası algısının oluşmasında son derece önemli araçlardır. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen karşılama programı, bu anlayışın güçlü örneklerinden biri olmuştur.

Tarihî askerî kıyafetlerle oluşturulan temsil düzeni ve Mehter musikisinin eşlik ettiği karşılama, geçmişe duyulan romantik özlemin sergilendiği bir gösteri olmaktan çok köklü devlet geleneğinin çağdaş diplomasiyle bütünleştiğini gösteren sembolik bir anlatım niteliği taşımıştır.

Mehter dünya askerî tarihinin en eski kurumsal askerî müzik topluluklarından biri olarak kabul edilmektedir. Osmanlı ordularında müzik........

© Haber7