menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Düşünsenize Her Üniversitede Düzinelerce “Sabahattin Zaim” Var!

4 0
previous day

Üniversiteler 2026-2027 eğitim-öğretim yılına başladı.

Gözlerim öğrencileri arıyor.

Ama en çok da keşke her üniversitede onlarca olsa diye dertlendiğim rahmetli Sabahattin Zaim’i arıyor gözlerim ve gönlüm!

Nevi şahsına münhasır bir profil çünkü!

Zaim, iktisatçı; “çalışma ekonomisi” ve “İslam iktisadı” alanlarında otorite.

“Çalışma Ekonomisi” kitabının her bir bölümü ya ayet ya hadis ya da bir alimin sözü ile başlıyor da en marjin hocalar da derslerinde o kitabı okutmak zorunda kalıyorlar, çünkü alanda pir ve biricik.

Türkiye’de “İslam ekonomisi” denilince zaten başlı başına ilk Sabahattin Zaim akla geliyor.

Bu otoriteye rağmen hocalarda görülme riski yüksek olan kapris, huysuzluk ve kibirden kendisinde zerre eser yok ama.

Tam tersine, edep ve tevazu hâl olarak kaplamış Zaim’i. Böyle olduğu içindir ki talebesi olan Numan Kurtulmuş, Zaim için “tevazu âbidesi” benzetmesi yapıyor.

Yine talebesi ve asistanı olan Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından, “Sayın Abdullah Bey, o dönemde bizdeki asistanlardan biri idi. Birçok hocadan dersler almıştır. Bizden de ders almıştır” diyerek talebesinin konumundan nemalanmaması buna güzel bir örnek.

Yine bu nedenle olsa gerek Zaim, kendisini hiç büyük, “cafcaflı cafcaflı”, aforizmatik cümleler kurmak için yormuyor; “sehl-i mümteni” ekolünden yani sade, derin ve taklit edilmesi zor metinlerin sahibi!

İkili bir kişilik üzere değil Zaim.

Zira Zaim’in ahlâk dünyasında “doğru ve içi dışı bir olmak” bariz vasıflardan. Ya olduğu gibi görünen ya göründüğü gibi olan bir iç hâle sahip.

Bu nedenle Zaim, İslam’a dayalı dünya görüşünü her ortamda açık bir şekilde ortaya koyabilmiş biri, hem de o dönemlerde.

Örneğin,........

© Haber7