menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İletişim Başkanlığı ve dezenformasyonla savaş!

1 0
yesterday

Dezenformasyon, fertleri ve toplumları yönlendirmek, manipüle etmek veya zarar vermek maksadıyla kasıtlı olarak üretilen ve yayılan yalan/yanlış bilgiler/haberler bütünü olarak tanımlanır.

Yalanın ve yanlışın bilinçli olarak yayıldığı bu maksatlı operasyon tamamen kasıtlı ve kötü niyetli bir süreçten başka bir şey değildir.

Türkiye, dezenformasyon ihanetinden en fazla zarar gören ülkelerden birisi hatta birincisi dersek abartmış olmayız.

Neredeyse 20 yıldan beridir nitelikli bir çoğunluğun iktidarına rağmen belirli/belirsiz odaklar tarafından aralıksız olarak dezenformasyon saldırısına muhatap kalmamız, sanırım bu hakikati ispat için yeter de artar derecede bir kanıttır.

Geçtiğimiz günlerde İletişim Başkanı Burhanettin Duran Bey, Türkiye’ye yönelik bu saldırılarla ilgili olarak, sosyal medya mecralarında yaptığı bir paylaşımla meselenin ehemmiyetine bir kez daha dikkat çekti.

“İçeriklerin çok hızlı yayıldığı bir zaman dilimindeyiz. Ancak bu hız, beraberinde büyük bir tehlikeyi de getiriyor: ‘DEZENFORMASYON’

Unutmayalım; önümüze düşen her iddia doğru, her paylaşım gerçek değildir.

Özellikle dijital dünyada bu tehlikeye karşı en güçlü kalkanımız; bireysel farkındalığımız ve sorgulama alışkanlığımızdır.

Hakikat mücadelemizde siber vatanımızı hep birlikte savunmamız, dezenformasyona hep birlikte ‘dur’ dememiz gerekiyor.

Hakikatin sesini hep birlikte yükseltelim!”

Burhanettin Bey, tüm Türkiye sevdalılarını bu mücadeleye davet ederken aslında nasıl bir taarruzla karşı karşıya kaldığımızı da göstermiş oluyor bu çağrısıyla.

Efendim, dezenformasyonu üreten ve yayan odak yahut odaklar bizim ‘Goebbels Stratejisi’ diye tanımladığımız yöntemle yürütüyor fitne ve ihanet faaliyetlerini.

Bahsini ettiğimiz bu strateji, Hitler’in propaganda bakanı Goebbels’e isnat edilen “Büyük Yalan” tekniğinde öngörülen bütün özellikleri taşıyor.

Zaten buna ‘strateji’ dememizin asıl sebebi de bu.

Şöyle diyor Goebbels:

“Yeterince büyük bir yalan söyler ve onu tekrara devam ederseniz, insanlar sonunda ona inanmaya başlayacaklardır.”

Bu teknik bağlamında önce bir yalan dizisi oluşturuyorlar.

Sonra bu yalanı topluca dile getirecek kişileri organize ediyorlar ve ardından koro halinde ve senkronize bir şekilde, bombardımana başlıyorlar.

Yalana maruz kalan kişi yahut kurumlar, bu iddialarının aslının olmadığını anlatıncaya kadar tabir caiz ise o yalan, dünyayı dört beş kez dolaşıp planlanan tesiri husule getiriyor.

Yapılan düzeltme, yalanın yıpratıcı etkisi karşısında doğal olarak çok cılız kalıyor ve organizasyonun unsurları bir sonraki hamle için çok ciddi bir mevzi kazanmış olarak bir sonraki aşamaya geçiyorlar…

Sistematik yalan, stratejisi gereği kısa bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi tekrar........

© Haber7