15 Temmuz istiklal harbi…
İslâm tarihindeki en mel’un, en münafık, en soysuz, en aşağılık ihanet şebekesinin türlü fitne ve şenaatlerden sonra fiilen darbe girişiminde bulunmasının üzerinden tam 10 yıl geçmiş.
Kendisini yarı tanrı bir konuma oturtan yeri geldiğinde peygamberi bile (haşa) dikkate almayacağını beyan eden İslâm Süfyan’ının CIA hesabına kotarmaya çalıştığı bu aşağılık darbe girişimi, bu aziz milletin, İstiklâl şairi merhum Mehmet Akif Ersoy’un “Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın!” mısraında manası bulan bir civanmertlikle ve kelimenin tam manasıyla göğsünü siper ederek durduruldu.
Amerika’nın 51ci eyaleti olmayı reddeden ve tarihteki nice şanlı zaferlere bir yenisini ekleyen bu milleti merhume, 15 Temmuz günü aynı zamanda bir işgal girişimini de akamete uğratmıştı.
Hakikat şudur ki, 15 Temmuz gecesi melekler, Türkiye semalarından arza nüzul ettiler ve direniş kararı alan insanların aralarına katıldılar.
Sahip oldukları nurani vasıfları nedeniyle etraflarını tenvir ederlerken, bizlerin göremediği elleriyle zalimlere karşı tavır alan civanmertlerin sırtlarını sıvazladılar ve onların kalplerine inşirah zerk ettiler.
Bu vesile ile daha düne kadar, ‘sıradan’ addedilen insanlar, bir anda tarih yazan kahramanlara dönüşüverdiler.
Açık söylemek gerekirse benim, ‘hakikat’ diye nitelediğim bu husustan zerre kadar şüphem yoktur ve hiç olmadı…
O gece kişisel olarak yaşadıklarım hayatım boyunca asla unutmayacağım bir muhtevaya sahiptir.
Adeta yıllar süren 15-20 saatlik zaman sürecini en mühim gelişmeleriyle birlikte zihnimde hep diri tutacağım inşallah…
Aradan 10 yıl geçmiş değil de sanki dünmüş gibi hatırlıyorum…
O tarihte Başbakan olan Binali Yıldırım’ın bir TV kanalına bağlanıp açıklama yaptığı an, ‘acaba’lar son bulmuş ve mesele büyük ölçüde anlaşılmıştı artık.
Yine aşağılık........
