Kurban, paylaşım ve dayanışma
Bugün, Zilhicce ayının onuncu günü, mübarek Kurban bayramı. Bizleri bir kez daha bu kutlu günlere kavuşturan Yüce Rabbimize sonsuz hamdüsenalar olsun. Bayramların hikmet ve önemini bizlere öğreten Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya, ashabına ve ehl-i beytine salat ve selam olsun.
İnsanlığı yoktan var edip hayat lütfeden Rabbimize hamdüsenalar olsun ki, bugün bizleri Kurban Bayramı’na kavuşturmuştur. Kurban Bayramımız mübarek olsun.
Yüce dinimiz İslam’da, “Kurban” kelimesi, kendisiyle Allah’a yaklaşılan şey anlamına gelir. Özel olarak da Allah’a yakınlık sağlamak, yani ibadet amacıyla belli vakitte belirli cinsten hayvanları kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder.
Kurban ibadeti, hemen hemen bütün dinlerde mevcut olup, farklı usul ve tarzlarda gerçekleştirilmektedir. İslam’ın kurban ibadetinin kökeninde ise, büyük peygamberlerden Hz. İbrâhim (a.s.)’ın, oğlu Hz. İsmâil’in yerine Allah’ın (c.c.) işaretiyle koç kurban etmesiyle başlamıştır.
Kur’ân-ı Kerîm’de; “Ey Muhammed! Hanîf olan İbrâhim’in dinine uy.” (Nahl Suresi; Aet:123) âyet-i kerîmesi, bu geleneği de içermektedir.
Kurban ibadeti, İslam dininin şiarlarındandır. Âlemlerin Efendisi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.), bir hadisinde kurban ibadetinin faziletiyle ilgili şöyle buyurmaktadır: “Âdemoğlu kurban günü Allah katında kurban kesmekten daha güzel bir amel işlememiştir.” (Tirmizî, Edâhî, 1)
Nitekim kurban, rızasını kazanmak amacıyla Yüce Rabbimiz’e sunduğumuz kıymetli bir hediyedir. Malımızla ve canımızla O’nun yolunda olduğumuzun ifadesi olan ibadetlerden ve dinimizin büyük nişanelerinden biridir.
Allah Resulü (s.a.v.) bir Kurban bayramı sabahında ashabına verdiği Kurban Bayramı........
