Çağdaş inanç sorunları: 4. Pozitivizm
Pozitivizm, yalnızca gözlemlenebilir olgulara dayalı bilgiye değer veren, metafizik ve dini düşünceleri geçersiz sayan felsefi akımdır. Pozitivizm, Fransızca’da “gerçek, olgu, kesin, kanıtlanmış, olumlu” gibi anlamlara gelen positif kelimesinden türetilmiştir. Terim olarak modern bilimi temele alan; metafizik ve dinî, insanlığın ilerlemesini engelleyen bilim öncesi düşünce tarzları olarak gören dünya görüşünün adıdır (İlhan Kutluer, “Pozitivizm”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 34, s. 335).
Pozitivizm veya olguculuk; Auguste Comte'un (1798-1857) başını çektiği, doğru bilginin yalnızca bilimsel bilgi olduğu, doğru bilgiye ise yalnızca ampirizm (deneycilik) ile ulaşılabileceğini ve bu bilginin kendisinin deneysel olmadığını savunan düşünce akımıdır. Doğanın yasalarını, temel elemanlarını ve işleyişini akıl sınırları içinde bütüncül bir şekilde açıklamayı hedefler.
“Metafizik ile bilim arasına kesin sınırlar koyan, dogmayı ve sezgisel olanı bilimsel etkinlik alanından uzaklaştıran ve üzerinde odaklanılması gereken tek bilgi türü olarak bilimsel bilgiyi öne çıkaran pozitivizm, dinî ve metafizik söylemlerin yerini akla, gözleme ve deneye dayalı pozitif bilginin almasını öngörür” (Ahmet Cevizci, Paradigma Felsefe Sözlüğü, s. 1299).
POZİTİVİST DÜNYA GÖRÜŞÜ
Pozitivizm, modern Batı düşüncesinde sadece bilim alanıyla sınırlı kalmamış, adeta bir sosyal teoriye ve bir dünya görüşüne dönüştürülmüştür. Pozitivizmin kurucusu Auguste Comte öğretisinin ana hatlarını, Pozitif Felsefe Kurslarında anlatır; bu akıma göre olgular ve deneyler dışındaki bilgiler teolojik ve metafizik bilgi olarak görülür ve reddedilir.
Auguste Comte’a göre insan zihni zorunlulukla bir gelişim yasasına tabidir. ‘Üç Hâl Yasası’olarak da adlandırılan bu yasaya göre temel kavramlarımızın yanı sıra bilgi branşlarımız da sırasıyla, “teolojik ya da kurgul hâl; metafizik ya da soyut hâl; bilimsel ya da pozitif hâl” aşamalarından geçerler. İnsan zihni de buna uygun olarak üç felsefe yapma yöntemi kullanır: teolojik, metafizik ve pozitif yöntem. Bilimsel bilgi insanın her türlü ihtiyacını karşılayacak, zamanla bilim, her bakımdan insana tatmin edici bir çevre yaratma imkânı sağlayacaktır.
Pozitivizm, sosyal bilimlerin fen bilimleri gibi kesin gerçeklikler içeren kurallara dayanması ve felsefi tartışmalardan uzaklaşmak hedefiyle, 19. yüzyıl içindeki toplumsal ilişkiler çerçevesinde şekillenmiştir. Düz-doğrusal ilerleyen tarih anlayışı çerçevesinde, içinde bulunulan zamana kadar geçen süreyi bilim öncesi teolojik, metafizik devirler olarak gören bu akım, ilerleyen insanlığın artık geçmişte kalan dinlere ve metafizik bilgilere değer vermemesi gerektiğini savunmaktadır. Din-bilim ilişkisini birbirine karşıt bir şekilde konumlandıran ve sürekli çatıştıran pozitivizmin dinin bilime ve gelişmeye engel oluşturduğu iddiası, bilimin inancı ve dinleri reddetmeye götürdüğü anlayışı düşünce alanında bugüne kadar ateşli tartışmaların yapıldığı bir konu olmuştur.
Comte, pozitivizmi, bilim ve felsefenin iş birliğiyle dünyayı düzeltmenin........
