Akrebin kendi kendini zehirlemesi gibi
Türkçe’de “akrebin kendi kendini zehirlemesi” diye bir tabir vardır.
Bir kişinin öfke, hırs, kıskançlık ya da yanlış kararlar yüzünden en çok kendisine zarar vermesi anlamına geliyor.
PKK’nın Suriye uzantısı olan YPG’nin düştüğü durum biraz buna benziyor.
Kişi olarak değil de, ‘örgüt’ olarak, bir de kıskançlık, öfke, hırs gibi duygular dışında, katı ideolojik endoktrinasyonun dönüştürdüğü katı davranış biçimleri yüzünden bu böyle oluyor.
Böyle olunca, bir tür siyasal körlük durumu ortaya çıkıyor, Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli iken, bu körlük, günün sonunda aşağılayıcı bir yenilgiyi beraberinde getiriyor.
AKILSIZ BAŞIN CEZASINI AYAKLAR ÇEKERMİŞ…
Önce Halep’in iki mahallesinde, iki üç gündür de Halep’in Doğusunda kalan bölgelerde, Yeni Suriye’nin yeni ordusu yıldırım hızıyla ilerlerken, buna mukavemet gösteremeyen YPG’lilerin mütemadiyen geri çekilmelerine şahitlik ediyoruz.
Bu hızlı ilerleyiş ve hızlı gerileyişin sonunda, Suriye’nin en güçlü petrol rezervlerinin de bulunduğu Deyr-i Zor dahil pek çok bölge YPG işgalinden kurtarılıp Suriye ordusunun kontrolüne geçti.
YPG’nin yaşadıklarının bir benzerini 2024 sonunda Esad rejiminin ordusu yaşamıştı.
Onlar da, kısa süre içerisinde büyük bir hezimete uğrayıp dağılmışlar, esasen rejimin içeriden çoktan çürüdüğü de sonradan bu şekilde anlaşılmıştı.
Bu son hadisede yeni anlaşılan husus ise, “100 bin kişilik bir ordu” olduğu söylenen YPG efsanesinin yıkılması, o 100 bin kişilik sözde ordunun aslında bir ‘Kartondan Kaplan’ olduğu bilgisi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 10 gün önce, TRT Haber’e özel bir mülakat verdi.
Özel röportajın bitiminde benim........
