menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir derviş, bir şair, bir çınar!

21 0
09.04.2026

Geçtiğimiz hafta üç güzel adam göçünü toplayarak aramızdan ayrıldı. Bulunduğu yeri güzelleştiren, yaşadığı zamana değer katan Hüsrev Hatemi, Metin Hasırcı ve Ömer Aydın’ı ebediyete uğurladık.

Üç kıymetli şahsiyetin de vefatının ardından sayısız insan hüsn-ü şehadette bulundu. Şu güzel şiirin manasına uygun paylaşımlar yapıldı:

“Yadında mı doğduğun zamanlar? / Sen ağlar idin, gülerdi âlem /

Bir öyle ömür geçir ki, olsun / Mevtin sana hande, halka matem.”

Arkalarından nice insan, usulen değil içtenlikle “iyi bilirdik” diye haykırdı. Cenazelerine katılanların yüzlerinde derin bir hüzün vardı.

Biri şair, biri çınar, biri dervişti…

Üçü de farklı alanlarda, farklı mekânlarda, farklı meşreplerde insanlardı. Kendilerine has duruşları, kendilerine has fikirleri vardı.

Gönüllerde silinmez izler bırakmalarının sebebi ise üçünün de yüreklerde yer edinen işlerle meşgul olmalarıydı.

Ömer Aydın, İlim Yayma yurduna ömrünü vakfetmiş; milletin evlatlarını kendi evladı olarak görmüş fedakâr, vefakâr bir dervişti.

 Onu; Diriliş Yayınları’na ve Diriliş Partisi’ne gençleri getirmesiyle, onları Sezai Karakoç ile buluşturması ve okutmasıyla hatırlıyorum.

Yanında getirdiği delikanlılarla Dirilişte bir zikir halkasındaymışçasına müeddep bir şekilde otururlardı.

Yıllar geçer, yanındaki gençler değişir ama Ömer Aydın’ın ziyaret trafiği değişmezdi.

Yurda gelen alnı secdeli, gönlü secdeli gençleri çağımızın en büyük mütefekkirlerinden biri olan Karakoç’la buluşturmayı bir dava nöbeti sayar, onları okyanusun kıyısına yaklaştırırdı.

Yurt içindeki eğitim faaliyetlerini bir kenara bıraksak bile, sadece bu yönüyle bile büyük bir hizmette bulundu.

Bugün mezun olup önemli makamlara gelen Anadolu çocuklarının çoğu, Ömer Hoca vesilesiyle üstaddan nasiplendi; Diriliş ırmağından kana kana içti.

Farklı dönemlerde, farklı fakültelerde okuyup Ömer Hoca’nın gönüllerine ve zihinlerine dokunduğu gençler cenazede Şehzadebaşı Camii’nin avlusunu tıklım tıklım doldurdu.

 Çok sevdiği üstadı gibi evlenmeyen Ömer Aydın, yine Karakoç gibi gençlerin omuzlarında tarihin kalbine Ekmekçizade Haziresi’ne defnedildi.

Birbirlerine komşu oldular. Aziz ruhları şad olsun.

Hüsrev Hatemi, edebiyat dünyamızda kendine has bir yeri olan zarif bir isimdi. Derin kültürü, hoş sohbeti, yazdıkları ve........

© Haber7