İmamoğlu İddianamesi ve benim takıldıklarım
İddianamedeki tam adıyla, “İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” için hukuki, siyasi pek çok mülahaza yapıldı.
Ve elbette “masumiyet karinesi” ilkesini de hep hatırlatarak değerlendirmeler yapılıyor, yapılmalı.
Şahsen iddianamenin tamamını inceleme şansım da oldu.
Ben de isimlere takılmadan meselenin ruhu üzerinden bir şeyler yazacağım.
CHP kanadından her ne kadar “içi boş” üzerine, toplu bir stratejik manipülasyon ve itibar suikastı yapılsa da iddialar öyle yenilir-yutulur gibi görünmüyor.
105’i tutuklu 407 şüphelinin, 142 ayrı olaydan yargılanmasını isteyen iddianamede savcılar, her itirafın altını doldurmak üzere ciddi deliller ortaya koyuyorlar.
Kamera kayıtları, HTS kayıtları ve baz istasyonu eşleşmeleri, MASAK raporları ve banka hesap hareketleri, ele geçirilen telefon ve bilgisayarlardan elde edilen deliller, açık kaynaklara düşmüş para kuleleri var.
Ayrıca iddiasının arkasında duracağını medya önünde de deklere eden ve halkanın merkezinde yer alan itirafçılar var.
Fakat bütün bu iddia, delil ve itiraflara rağmen, İmamoğlu ve CHP yönetimi şunu söylüyor; “İtirafçıların ve iddianamedeki delillerin hepsi boş ve yalan, sakın inanmayın; ama bizim her sözümüz ve işimiz doğru, bize........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin