Yine yeniden Hicaz Demir Yolu ve Türkiye-Suudi Arabistan işbirliğinin geldiği nokta
Bu köşeyi takip edenler zaman zaman Suudi Arabistan’daki değişimi konu edindiğimizi bilir. Aynı şekilde Türkiye-Suudi Arabistan arasında son yıllarda gelişen ticaretten, askeri anlaşmalara, savunma sanayiindeki ortaklıklara kadar birçok konuyu da burada kayıtlara geçirdiğimizi de.
Türk halkının Hicaz’a olan tutku ve özlemini de her vesileyle konu edindik. Bu bağlamda, Mekke ve Medine’ye hac ve umre yolculuğuna çıkan vatandaşlarımızın Suudi Arabistan’daki değişimi gözleriyle gördüklerine de şahitlik ettiğimizi burada zikretmiştik.
Muhammet Bin Selman’ın veliaht prens olarak devleti yönetmeye başladığı günden bu yana Suudi Arabistan kendi tanımlarıyla, “Dünyaya entegre oluyor.”
Bu bağlamda, başkent Riyad’taki fiziki ve düşünsel değişim ışık hızıyla ilerlerken, Hicaz’ın staküsü konusundaysa “Haremi Şeriflere en güzel hizmeti vermek için gayret göstereceğiz” diyorlar. Mekke ve Medine’deki fiziki değişime, haremlerdeki personel ve güvenlik güçlerinin eğitimini de eklemek gerek. Hele ki temizlik konusunda alınan önlemler…
Suudi Arabistan değişirken, bölge de patlak veren yeni bir savaş her şeyi altüst etmek üzereydi. İran’a çullanan Amerika ve İsrail nedeniyle Körfez ülkeleri büyük bir sıkıntı yaşadı. Zira Amerikan üslerini vuran İran savaşı tüm bölgeye yayma girişiminde bulundu.
Petrolün sevkiyatında yaşanan sorunlarsa dünya çapında bir krize dönüştü.
HİCAZ DEMİR YOLU, ALTERNATİF TAŞIMA YOLU VE UMUT
İşte böyle bir ortamda hepimizi heyecanlandıran ve tarihin bir noktasında kalakaldığını düşündüğümüz moral değerleri de yükselten bir gelişme oldu.
Hicaz Demir Yolu’nun yeniden ihya ve inşa edilme ihtimali........
