Maduro üzerinden Özgür Özel fırsatçılığı
Belki bunu tekrar etmek bir çoğumuzun hoşuna gitmeyecek ama söylemek zorundayım: Dünya, Gazze’den sonra eskisi gibi olmayacak.
ABD Başkanı Trump'ın, bağımsız bir ülkenin devlet başkanını eşiyle birlikte yatağından almasını, dünyanın sonu gibi görmek ve göstermek, bu sebeple tüm batılı değerlerin çöktüğünü söylemek doğru değil.
Çünkü: BM, türevleri ve sözüm ona Batılı Değerlerin hepsi zaten Gazze’de yıkılmış, çökmüş, yerin dibine girmiş ve bitmiştir.
Maduro olayı da muhtemelen anlaşmalı bir olaydır.
Bana kalırsa, değil Amerika, dünya üzerinde Hz. Süleyman’ın gücü dışında hiçbir güç, üç saat içinde, kayıp vermeden bir başka devletin başkanını hava, deniz, kara gücü ve istihbaratı ayakta iken yatağından alıp çıkaramaz.
Veya Venezuela’da bizim Türkiye’den daha fazla hain var.
Bu konuda fazlası ile yorum yapıldı.
Benim asıl söylemek istediğim, Özgür Özel’in dengesizliği.
Ve bu dengesiz tutumun çağımızın hastalığından ziyade, değişmeyen bir zihniyet meselesi olduğudur.
Kaldı ki, Maduro’nun ve Venezuella’nın en büyük ortakları Çin ve Rusya bu meselede kayda değer bir şey demiyorsa, biz neden Don Quichotluk yapalım ki, bunu hiç mi akıl etmez Özgür Özel?
Ne olduğu daha belli olmayan, berbat bir dış konu üzerinden, “fırsat bu fırsat” diyerek, içeride bunu ucuz ve adi bir siyasi malzeme yaparak Türkiye’ye zarar vermek, muhalefet yapmak değil, içten içe Türkiye düşmanı bir zihniyetin değişmeyen ihanetidir.
İhanet, inkâr, ret öylesine bir zehir ki; çaresi yoktur ve babadan oğula, atadan toruna sürüp giden kalıtsal bir hastalıktır.
Bu hastalık sadece devletleri, kurumları, kuruluşları hedef almıyor.
Bu hastalık nefislerde yuvalanmıştır ve “Tüm İnsanî Değerlerin Katili”dir.
Kabil’den başlayıp son insana kadar gidecek genetik bir virüs.
İsterseniz gelin size bugün tarihi bir olay anlatayım da bu kahredici virüsün çaresinin olmadığını ayan beyan görün.
İSMET İNÖNÜ’DEN ÖZGÜR ÖZELE GENETİK VİRÜS
“Doğan Güneş” adında, 1947 yılında İstanbul'da haftalık olarak yayımlanan, güzeller güzeli bir dergi vardır.
Derginin sahibi ve yazı işleri müdürü Mustafa Ilık adında bir şahıstır ama dergiye başyazı yazan, çekip çeviren, dergideki diğer tüm yazıların yayımına karar veren bir muallim vardır.
Mahmut Cevdet Sezer adındaki bu muhterem hoca kendisini son derece iyi yetiştirmiştir.
Dergideki yazıların tamamı yani, siyasi, ilmi, ahlaki, felsefi içerikli yorum, tahlil ve tenkitleri başyazar Mahmut Cevdet Sezer tarafından yazılıp, yayımlanıyor.
Diğer yazılar da onun denetiminden geçiyor.
M. Cevdet Hoca........© Haber7
