menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cumhuriyetin elitleri mutlak butlana karşı-iki

29 0
10.06.2026

Bir önceki yazımızda CHP içinde yaşananların temelinde halkçı demokratlarla, seçkinci, elitist cumhuriyetçiler arasında tarihi bir hesaplaşma olduğunu söylemeye çalışmıştık.

Her iki makalemizi bir arada düşününce, çok basit gibi görünen ve

Özel-Kılıçdaroğlu arasında yaşanan bir koltuk kavgasından ibaret olarak lanse edilen bu ayrışmanın köklerinin derinlerde yattığını göreceklerdir.

Elitistler için cumhuriyet her şeyden önemli ve önceliklidir.

Dolayısıyla, elitist cumhuriyetçilere göre yani, entelektüellere göre demokrasi önemli değildir çünkü; demokratik yöntemle değilse bile, başka yöntemlerle, gerekirse şiddet ve zor kullanarak iktidar olunabilir.

Yöntem hangi şekilde olursa olsun iktidar olmaktaki birinci amaç da cumhuriyetin ruhuna uygun yeni bir insan tipi yetiştirmektir.

Elit cumhuriyetin özelliklerine uygun olarak eğitilen bu insan tipi aynı zamanda cumhuriyeti koruyup kollayacak, onu ebedi olarak muhafaza edecektir; cahil, görgüsüz, aydınlanmamış halk yığınlarının, ne kadar demokrat olurlarsa olsunlar cumhuriyete hiç bir faydası olamaz.

Bu anlayışa göre; İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Ekrem İmamoğlu da, elinde bulunan yönetim gücünü finansal güce dönüştürmek için her türlü baskıyı kullanabilir.

İmamoğlu ve onun emrindeki şahıslar Türkiye’yi demokrasi hilafına dönüştürüp emperyalist ülkelerle birlikte yönetmeye kalkmış olması normal sayılabilir.

Bugün CHP içindeki çalkantılara bakınca, bu partide daha önce de yaşanan ve bazıları CHP’den koparak yeni partiler kuran halkçı demokrasi taraftarının tutumu, somut verilere bakınca Kılıçdaroğlu ve taraftarları ile benzerlik göstermektedir, bu da Ecevit’in halkçı özelliği ile örtüşmektedir.

Bu sebeple olacak ki, CHP’nin elitist cumhuriyetçileri hiç bir zaman halk oyu ile iktidar olamamışlardır.

Yine aynı sebepledir ki, halkçı olarak bilinen Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak girdiği 1973 genel seçimlerinde 3,3, 1977 genel seçimlerinde ise A,4 oy oranına ulaşmıştır.

Özellikle 1977 seçimlerindeki A,4'lük oy oranı, CHP'nin çok partili siyasi tarihindeki en yüksek oy rekorlarından biri olarak kabul edilmektedir.

CUMHURİYETİ KALPLERE YERLEŞTİRMEK İÇİN HİÇ BİR FIRSATI İHMAL ETMEYİNİZ

Öte yandan Cumhuriyetin ilanından önce “Halk Fırkası” adıyla kurulan CHP, isminin önüne "Cumhuriyet" sözcüğünü Cumhuriyet kurulduktan bir yıl sonra 10 Kasım 1924'te almıştı.

“Fırka” tabirini de daha sonra kaldırarak onun yerine dünyadaki örneklerine bakarak “Parti” sözcüğünü koymuştu.

Fransız aydınlanmasından neşet eden CHP’nin cumhuriyetçiliği jakoben karakterli, entelektüel içerikli, sert yapılı, darbeler dahil amaç için her şeyi mübah gören bir yapıya sahiptir.

Ayrıca ilk dönemler halkın tepkisinden çekinerek,........

© Haber7