menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kitap incelemesi: İslam hukuku açısından kripto para ve blockchain

10 0
12.05.2026

Hasan Doğan'ın çalışması, kripto paraların ve blockchain şifreleme teknolojisinin İslam hukuku çerçevesinde değerlendirilmesine dair Türkçe literatürün öncü eserlerinden birini oluşturmaktadır. Henüz kripto para kavramının geniş kamuoyunda yeni yeni tartışılmaya başlandığı, fıkhi çevrelerde ise büyük ölçüde spekülatif bir merak konusu olarak kaldığı bir dönemde kaleme alınan bu çalışma; tarihsel derinliği, metodolojik dengesi, karşılaştırmalı bakış açısı ve geleceğe uzanan vizyonuyla dikkate değer bir entelektüel üretimi temsil etmektedir.

Doğan, çalışmasını salt bir haram-helal fetva metni olarak kurgulamaktan özenle kaçınmış; bunun yerine meseleyi para teorisi, iktisat tarihi, teknoloji hukuku ve fıkıh usulü gibi birden fazla disiplinin kesişim noktasında ele almayı tercih etmiştir. Bu tercih, eserin yalnızca döneminin değil ilerleyen yılların da başvuru kaynağı olmaya aday niteliğini belirlemektedir.

Çalışmanın en güçlü yönlerinden ilki, kripto para meselesini doğrudan ele almak yerine bu konuya uzun ve köklü bir tarihsel arka plandan yaklaşmasıdır. Doğan, takas ekonomisinden madeni paralara, madeni paralardan temsili kâğıt paralara, oradan elektronik paraya ve nihayet kripto paraya uzanan kesintisiz bir kavramsal seyir çizmektedir. Bu yolculuk boyunca Çin'deki erken kâğıt para deneyleri, Roma'nın öküz parasından Anadolu'nun Lidya sikkelerine, Osmanlı'nın akçe serüveninden kaime deneyimine kadar geniş bir coğrafya ve zaman dilimi taranmaktadır.

Bu tarihsel tarama, rastgele bir ansiklopedik bilgi sergilemesi değildir; aksine belirgin bir argümana hizmet etmektedir: Para, özü itibarıyla sabit ve değişmez bir nesne değil, toplumun ihtiyaçlarına ve teknolojik imkânlara bağlı olarak sürekli dönüşen bir uzlaşı aracıdır.

Öte yandan çalışmada paranın fonksiyonlarına ilişkin klasik ve çağdaş tanımlar yan yana sunulmakta; kıymet ölçüsü, değişim vasıtası, kıymet nakli aracı ve tasarruf enstrümanı gibi işlevler İslam iktisadı literatürüyle harmanlı biçimde ele alınmaktadır. Serahsî, İbn Âbidîn ve İbn Kudâme gibi klasik fıkıh otoritelerinin para kavramına dair görüşleri ile Ludwig von Mises, Sadun Aren ve Nur Keyder gibi modern iktisatçıların yaklaşımları aynı paragraflar içinde buluşturulmaktadır.

Blockchain Teknolojisinin İslam Hukuku Kavramlarıyla Buluşturulması

Çalışmanın teknik açıdan en özgün katkısı, blockchain şifreleme teknolojisinin salt bir bilişim meselesi olarak değil, İslam hukukunun temel akid teorisiyle birlikte düşünülmesi gerektiğini göstermesidir. Doğan, blockchain'i bir veri tabanı olarak tanımladıktan sonra bu sistemin birden fazla fıkhi kavramla nasıl ilişkilendirilebileceğini sorgulamaktadır.

Bu bağlamda öne çıkan en dikkat çekici kavramsal köprü, bitcoin madenciliği ile cuâle akdi arasında kurulan ilişkidir. Cuâle, Hanefi ve Zahiri mezhepler dışında büyük çoğunluğun caiz gördüğü, belirli bir işin gerçekleştirilmesi karşılığında önceden belirlenmiş bir ücret vaadini içeren akid türüdür. Doğan, bitcoin ağının madenciye sunduğu ödülün bu akid yapısına önemli ölçüde benzediğini, câil (işveren) konumunda bitcoin ağının, amel konumunda ise işlemlerin doğrulanmasının bulunduğunu göstermektedir.

Bu analoji yalnızca zekice bir benzetmeden ibaret değildir; aynı zamanda metodolojik olarak da sağlam bir zemine oturmaktadır. Zira İslam hukuku tarihi, klasik........

© Haber7