menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sessizliğin Derinliği

24 5
20.02.2026

İnsan, devlet, medeniyet ve kültürler sevgi, saygı ve toplumsal bir emeğin meyvesidir. Sevgi ve saygı insanları birbirine yaklaştırıp yakınlaştırır. Sevgi ve saygının olgunlaşıp kemale ermesi, yaratılış gayesinin anlam ve zirvesine erişmesidir.

İnsan, bu ağacının çiçeklerinden oluşan tomurcukların meyveye dönüşmesidir. Sevgiyle yoğrulup olgunlaşarak belirli bir zaman için de dünyaya çığlıklar içine müjdeler vererek gelen insanın çığlığı sessizliğin sesindeki derinliktir.

Devletler de, karşılıklı sevgi ve saygıyla yoğrulan, mayalanıp olgunlaşan, birbirine güvenen ve dayanarak sevgi- saygı bağıyla ayakta kalan toplumların eseridir. Burada da asıl birleştirici ve rol oynayan sevgi ve saygı, güven ve dayanışma ruhudur. O ruhtur insanı, aileyi, toplumu ve devletleri devlet yapan.

Güven ve dayanışma olgunlaştıkça sevgiye, oradan da bağlılık ve birlikteliğe, aşk ve muhabbete erişerek toplumsal varoluşun temelleri atılır. Bu dinamikler insanlar, toplumlar ve devletlerarası bağın ve bağlantının köprüsünü oluşturur.

İki farklı cinsi bir araya getirip aile yapan, aileleri bir araya getiren bu unsurlar, toplumları, toplumlar devletleri, devletler de daha büyük birleşik devletleri veya ümmet bağlamında birliktelikleri meydana getirirler.

Bunlar gönüllülük esasına dayanan, saygı ve sevgi bağıyla hayata geçirilen aile, toplum, devlet ve birliklerin ruhunu oluşturur. Zor ve zorbalıkla, gürültü ve gösteriş ile korku ve çıkar ile oluşan, oluşturulan birlikteliklerin bir derinliği yoktur.  Onu meydana getiren suni ve yüzeysel dinamikler ortadan kalkınca peş peşe arıza çıkar ve yok olmaya mahkûm olur.

Güzellikler sevgi ve muhabbetin, kötülükler düşmanlık ve nefretin beslendiği kaynaklardır.

Aile, toplum, devlet ve devletlerarası dayanışma ve birlikteliklerde başat rol oynayan derinlikler tepeden aşağı zirvelerden vadilere kadar kalpten kalbe, gönülden gönüle sessizce yayılarak o toplumun ruhunu oluşturur. Orada kök salan, büyüyen gelişen bir çocuk sevgi ve muhabbetle ete kemiğe bürünür. Milletler ve devletler de sevgi ve saygı ölçüleri içinde bir araya geldiğinde yeni bir dünya........

© Haber7