Amerika ve İsrail Korsanları
Tarih boyunca hem korku hem de hayranlık uyandıran deniz korsanları, Antik çağlardan modern zamanlara kadar, deniz ticaretini ve uluslararası ilişkileri derinden etkilemiştir.
M.Ö. 14. yüzyıldan itibaren Akdeniz’de görülmeye başlayan korsanlık özellikle Fenikeliler ve Yunanlılar döneminde ticaret gemilerine saldırarak denizlere hâkimiyet, korsanlıkla ucuz ve kısa yoldan zengin olmanın sınırlarını zorlamışlardır.
Roma İmparatorluğu, korsanlığı bastırmak için büyük deniz seferleri düzenlemiştir. Batı dillerinde yaygın olarak Pompey olarak bilinen son dönem Roma devlet adamı, M.Ö. 67’ deki operasyonları korsanlığı belirli oranda azaltmıştır.
Korsanlığın en aktif ve meşhur olduğu yıllar, MS. 16.–18. Yüzyıllara rastlar. Amerika kıtasının keşfi, Kolonyalizmin ve sömürgeciliğin başlayıp gelişmesinde korsanlık kişisel haydutluktan devlet haydutluğa evrilir. Devletlerin desteklediği korsanlık, deniz eşkıyalığının yeniden yükselmesine sebep olmuştur. Amerika’nın keşfi de bu döneme rastalar. Karayipler denizi, korsanların en aktif olduğu bölge haline gelir.
İngiltere, Fransa ve İspanya gibi devletler, “resmi korsanlık” anlamına gelen mürettebat mektupları ile korsanları açıkça desteklemişler ve finansa etmişlerdir.
Blackbeard (Edward Teach), Anne Bonny (yaklaşık 1700–1782) ve Mary Read (1685–1721), 18. yüzyılın başlarında, "Korsanlığın Altın Çağı’nda Karayibler’de dehşet saçan en ünlü korsanlar olarak tarihe geçer.
Barbaros Hayreddin Paşa Akdeniz’de ünlü bir korsan iken, Osmanlı donanmasının önemli bir kaptanı olmuş, Akdeniz’de korsanlara karşı savaşarak Osmanlı devletinin resmi amirali olarak Akdeniz’i Osmanlı gölü haline getirmiştir.
Hatta ABD ticaret gemileri, Akdeniz'de seyretme ve ticaret yapma izni karşılığında 1796'da imzalanan Trablus Antlaşması ile 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın başlarında (özellikle 1795-1815 yılları arasında) Osmanlı İmparatorluğu'na (Cezayir, Tunus, Trablusgarp eyaletleri aracılığıyla) vergi/haraca bağlanmıştır.
20. yüzyılın sonlarına doğru ateşli........
