menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Modern putlar ve kaybolan ölçü

9 0
09.02.2026

Değerli kardeşlerim,

İnsanın bu dünyadaki en çetin imtihanı ölçüdür. Çoğu zaman mesele bir bilgi eksikliği değildir; asıl sorun, o hassas dengenin, o mukaddes mizanın kaybolmasıdır. Ölçü bir kez elden gitti mi, insan sarkaç misali savrulur: Ya bir şeyi haddinden fazla yücelterek putlaştırır, ya da onu hınçla ve öfkeyle inkâr eder. Din lisanıyla bu savrulmanın iki zehirli ucu vardır: İfrat ve tefrit.

Bugün insanlık, kimlik ve inanç alanında yaşadığı bütün sancıların sebebi olarak bu “ölçüsüzlük” hastalığıyla karşı karşıyadır.

Bir yanda ırkı ve aidiyeti her değerin üstünde tutan, ona mutlak bir kutsallık atfeden katı bir anlayış; diğer yanda ise tarihi, geleneği ve kimliği birer yük gibi görüp köksüzlüğü sözde bir “erdem” gibi pazarlayan başka bir uç… Görünüşte birbirine zıt olan bu iki zihniyet, aslında aynı karanlık durakta buluşur: Adaletsizlik, parçalanma ve kaos.

Oysa İslam, bu uçurumlardan hiçbirine razı değildir.

İslam’ın çağrısı son derece berraktır: Denge.

Kavmine Sahip Çık Ama Put Yapma

İnsanlık tarihinin en keskin zihinlerinden biri olan, modern sosyoloji ve tarih felsefesinin kurucusu kabul edilen 14. yüzyıl mütefekkiri İbn Haldun, “asabiyet” kavramıyla bu meseleyi adeta bir cerrah titizliğiyle teşhis eder. Aidiyet bağının toplumların bekası için vazgeçilmez olduğunu vurgularken, o hayati kaydı da özellikle düşer:

“Asabiyet, adaletle nikâhlanmazsa nizam değil, zulüm doğurur.”

Yani aidiyet bir motordur, güç verir; fakat direksiyonda adalet oturmuyorsa, o güç sizi düzlüğe değil uçuruma sürükler.

Bu........

© Haber Vakti