menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Medeniyet söylemi ile sokak gerçeği arasındaki uçurum, Avrupa kentlerinde güvenlik erozyonu

14 8
29.01.2026

Değerli kardeşlerim,

Bir şehir düşünün…
Müzeleriyle övünülen, hukukun üstünlüğüyle ders verilen, “medeniyetin beşiği” diye pazarlanan bir başkent: Londra.

Ve o şehirden gelen tek cümle:

“Telefonunuz onların bir numaralı hedefi. Pasaport gibi koruyun.”

Bu söz, CNN Türk Dış Haberler Muhabiri Elif Nur Acar’ın, İngiltere’de içerik üreticisi Diego Galdino ile yaptığı röportajdan. Bu, sıradan bir güvenlik uyarısı değil; bir çağın fotoğrafı.

Galdino 20 yıldır Londra’da yaşıyor. Söyledikleri ürkütücü ama gerçek:
Turistler sık sık hedefte. Çalınan bazen çanta, bazen telefon, bazen kamera…
Ama her seferinde çalınan asıl şey şudur: İnsanın güven duygusu.

Çünkü kayıp, cihazla bitmiyor.
Telefon gidince fotoğraflar gidiyor, kartlar gidiyor, hesaplar gidiyor…
Bazen pasaport işleri kilitleniyor; insan ülkesine dönemiyor, parasız kalıyor, ortada kalıyor.

Bu yüzden Galdino’nun şu cümlesi çok çarpıcı:

“Çalınan eşyanın değeri buzdağının görünen kısmı.”

Bir turist için telefonun parası belki çıkar.
Ama içindeki aile fotoğrafları, kimlik doğrulamalar, banka erişimleri…
Asıl yıkım burada.

Pandemiden sonra sokaklarda 12–13 yaşında çocukların çeteleştiğine dair anlatılar çoğaldı.
Motosikletle yanaşıp telefonu kapıp gidiyorlar.
Bazı yerlerde........

© Haber Vakti