Mavi uyanış
Tarih, denize hükmedenlerle kıyıda bekleyenlerin mücadelesidir.
Ve çoğu zaman dünyayı değiştirenler, toprağa kapananlar değil; ufka açılanlar olmuştur.
Bugün “Mavi Vatan” tartışmaları yapılırken mesele çoğu zaman birkaç harita, birkaç diplomatik kriz ya da enerji rezervi üzerinden okunuyor. Oysa bu kavramın derininde çok daha büyük bir gerçek yatıyor: Türkiye’nin zihinsel yön tayini…
Çünkü bir milletin geleceği bazen askeri gücünden önce, hayal kurduğu coğrafyayla ilgilidir.
Roma İmparatorluğu Akdeniz’e “Mare Nostrum”, yani “Bizim Deniz” diyordu. Çünkü Roma şunu biliyordu: Denizlere hâkim olan, ticarete hâkim olur; ticarete hâkim olan ise tarihe yön verir. Bugün de değişen hiçbir şey yok. Dünyadaki ticaretin yaklaşık yüzde 90’ı deniz yollarıyla gerçekleşiyor. Enerji hatları denizlerden geçiyor. İnternetin büyük kısmını taşıyan fiber optik kablolar okyanusların altından ilerliyor. Artık savaşlar bile sadece sınırda değil; limanlarda, boğazlarda, enerji koridorlarında ve veri akışlarında yaşanıyor.
Bu yüzden deniz artık yalnızca coğrafi bir mesele değil; ekonomik, psikolojik ve medeniyet meselesidir.
China bunu çok........
