Maskeler düştüğünde
“Zenginlik üretenler eşitsizlik ve sömürü yaratır, barış isteyenler bazen savaşmak zorunda kalır.”
“Benim tek pusulam vicdandır. Vicdanı olmayan her insan Nazi’dir .”
Orta Zekalılar Cenneti
Rivayete göre bir hükümdar, sarayındaki vezirlere şu soruyu sorar:
“Bir insanın gerçekten dürüst olup olmadığını nasıl anlarsınız?”
Kimi “Yalan söylemediğinde” der, kimi “Kanunlara uyduğunda”, kimi de “İnsanların içinde doğru davrandığında.”
Hükümdar başını sallar ve şu cevabı verir:
“Hayır. Bir insanın dürüst olup olmadığını anlamanın tek yolu, ona fırsat vermektir.”
İnsan karakteri yoklukta değil, imkân karşısında ortaya çıkar.
İşte tam bu noktada Immanuel Kant’ın ahlak anlayışı devreye girer. Kant’a göre bir insan hapse girmekten korktuğu için çalmıyorsa ahlaklı değildir. Bir siyasetçi oy kazanmak için yardım yapıyorsa ahlaklı değildir. Bir iş insanı itibar kazanmak için bağış yapıyorsa ahlaklı değildir. Bir sanatçı alkış almak için hakikati savunuyorsa ahlaklı değildir.
Çünkü ahlakın ölçüsü sonuç değil, niyettir.
Bugün Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri ekonomik kriz, eğitim krizi veya siyasal kutuplaşma değildir.
Asıl sorun ahlakın yerini görüntünün almış olmasıdır.
Muhalefetteyken şeffaflık isteyenler iktidara gelince sessizleşiyor. İktidardayken hesap........
