Karma eğitim dayatması ve laiklik
Devlet mekanizmasının kendi toplumundan aldığı yetkiyi yine aynı toplumsal düzeni kurumsallaştırma yolunda nasıl kullandığı, o devletin hukukiliği ve tarafsızlığı hususunda belirleyici unsurdur. Özellikle eğitim gibi bireyin zihinsel ve ahlaki gelişimini doğrudan kuşatan bir alanda sergilenen tutum, devletin meşruiyet sınırlarını test eder. Karma eğitimi mutlak ve tek geçerli model olarak empoze eden bir anlayış ile tek cinsiyetli eğitimi de bir seçenek olarak sunan yaklaşım kıyaslandığında; hangisinin hakiki manada laiklik ilkesine sadık kaldığı, hangisinin ise laiklik maskesi altında ideolojik bir vesayet ve baskı kurduğu netleşir.
Laiklik, kavramsal olarak devletin hiçbir dünya görüşünü, felsefi doktrini veya seküler/dini yaşam tarzını imtiyazlı kılmaması; kamu alanında tarafsız durarak tüm vatandaşların vicdan ve tercih alanlarını teminat altına alması demektir. Devlet, bireylerin neye inanacağına, çocuklarını nasıl bir pedagojik ve ahlaki iklimde yetiştirmek isteyeceğine yön veren bir karar organı değildir. Hukuk devletinde devletin görevi, hakikatin ne olduğunu tanımlamak değil; farklı hakikat iddialarının ve yaşam tercihlerinin barış içinde var olabileceği hukuki ve fiziki altyapıyı inşa etmektir.
Karma eğitimi tek ve mecburi seçenek olarak dayatan devlet anlayışı, görünüşte seküler bir ilkeyi savunduğunu iddia etse de hakikatte metodolojik olarak kendi tanımladığı laikliğin özüne aykırı hareket eder. Zira bir modeli zorunlu kılmak, devlete baskıcı bir ahlak ve pedagoji tanımlama yetkisi verir. Bireye veya ebeveyne "Sen çocuğunu ancak benim belirlediğim sosyolojik ve pedagojik kalıplar içinde eğitebilirsin" demek, devletin toplumu mühendislik nesnesi olarak gördüğünün kanıtıdır. Bu yaklaşım, kendi seküler kabullerini mutlak dogmalara dönüştüren, kapsayıcı değil dışlayıcı, özgürleştirici değil baskılayıcı bir tutumdur. Devlet, tarafsız konumunu terk ederek kendi ideolojik tercihinin tarafı haline gelmiş; böylece görünürde laik, esasta ise dogmatik, gayri akli ve diktatörcü bir güç simgesine dönüşmüştür.
Buna karşılık, karmaşık eğitimi bir imkân olarak muhafaza ederken, tek cinsiyetli........
