Şirketokrasi ve tarihin sonu!
ABD demokrasisi, medyası ve dış politikası bir illüzyondan ibarettir; gerçeklerden bağımsız bir algıdan ibarettir. ABD hükümetinin, küresel finans ve ticaret kurumlarının, uluslararası şirketlerin ve kurumsal medyanın eylemleri üzerinden 3. Dünya ve gelişmekte olan ülkelerin halklarını ve hükümetlerini doğrudan ve dolaylı olarak yönetir. Demokrasi, sosyal adalet, barış, hürriyet ve refah toplumu, insan hakları Batı dünyası için ucuz bir politik makyaj malzemesinden başka bir şey değil.
Kim ne yazarsa yazsın, kim ne söylerse söylesin siz aklınızı kullanın, vicdanınıza danışın. Zalimlerden korkmayın; ahlaklı, dürüst ve cesur olun.
Yeniden akrabalarımız, komşularımız, yoksullar ve ötekilerle ortak bir kelimede buluşup paylaşmayı öğrenmemiz gerekir. Unutmayalım ki kederler paylaşıldıkça azalır, mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır. Benmerkezci düşünce kalıpları bizi yalnızlaştırıyor, toplum hayatını kuraklaştırıyor. Bu anlayış insanları acımasız yapıyor, ihtiraslarının kölesi yapıyor.
Basının yönlendirmelerine kendinizi kaptırmayın.
Medya, parayı verenin düdüğü çaldığı bir dünya. Kalemini kiralayan ya da kiralık kalemlere yatırım yapan birileri onları kendini yüceltmek, rakiplerini yok etmek için “medya tetikçisi” olarak kullanıyor. Siyasilerin, istihbaratçıların, sermaye sahiplerinin ve çıkar gruplarının elinde medya bazen bir kalkan, bazen bir mızrak olarak kullanılıyor.
Bugün Gazze’de size gösterilenler, gösterilmeyenleri hayal edin. Sahi 11 Eylül gerçeği kim, neden, nasıl, niçin halktan gizlendi?
Biz kalkınmakta olan ülkeler arasında önde gidenlerdeniz. Sonunda G20’de aralarına aldılar. G7, G10, BRICS gibi yeni yapılar oluşturuyorlar ama şuna dikkat: (Andrew Gavin Marshall diyor ki) "Dünya çapında bir hükümet kurma konusunda anlaşmış, ulusötesi bir yönetici sınıf, bir 'Üst Sınıf' vardır. Orta sınıf ortadan kaldırılmak üzere hedeflenmiştir; çünkü dünyada orta sınıf tamamen entegre edilmek istenmektedir. Üst Sınıfın amacı servetlerini ve güçlerini ulusötesi bir orta sınıfa kaptırmak değil, orta sınıf kavramını ortadan kaldırmak ve nihai servet ve gücü elde edecekleri daha düşük, eğitimsiz, emek odaklı bir sınıfı ulusötesi hale getirmektir. Küresel ekonomik kriz bu amaçlara hizmet etmektedir; çünkü orta sınıfın elinde kalan servetin tamamı ortadan kaldırılma sürecindedir ve kriz ilerledikçe dünyanın orta sınıfları acı çekecek, krizden önce bile yoksulluk içinde yaşayan dünyanın alt sınıflarının büyük bir yüzdesi ise en büyük acıyı çekecektir ve bu durum, özellikle 'az gelişmiş' veya '3. Dünya' ülkelerinde nüfus seviyelerinde büyük bir azalmaya yol açacaktır."
Yeni dünya oligarkların şirketokrasi hayalleri ile şekilleniyor. Şirketlerin egemen olduğu piyasa sadece ekonomiye yön vermiyor, siyaseti de yönlendiriyor. Uluslararası değil, ulusötesi şirketler sadece........
