“Beni seçmezseniz Fransızlara giderim”
Siyaset tarihi, küçülmeler ile yücelmeler arasına sıkışmıştır.
Sussalar sonsuza kadar ‘yüce’ olarak kalacak kişiler konuştukları zaman, bu şanslarını kaybetmişlerdir.
Bu vatana yaptıkları hizmetleri, konuşmaları ile anlamsızlaştıran insanlarımız olmuştur.
Çoğu zaman nerede susacağını bilmek… Bundan daha değerli erdem yoktur.
Kim bilir? Belki de zafere giden yol, kelime taşlarından değil de susma taşlarından oluşmuştur.
Kelimelerin döşediği taşlar, kişiyi cehenneme de cennete de götürebilir.
Bu cennet ve cehennem kişilerin gönlüdür.
“Tekelioğlu Sinan Paşa”, Adana’nın kurtuluş mücadelesine verdiği katkılar ile tarihe geçmiş bir şahsiyettir.
Her ne kadar Adana’da Cumhuriyetin ilk valisi olarak görev yapan Hilmi Uran hatıratında, “Paşa olmadığı halde kendine paşa dedirten adam” olarak söz etmişse de bunu görmezden gelebiliriz.
Nedense Atatürk’ün sağlığında siyasete atılmayan Sinan Tekelioğlu, Atatürk’ün vefatından hemen sonra 1939 yılında, başlamak üzere 1943 ve 1946 dönemlerinde CHP’den Seyhan (Adana) milletvekili olmuştur. (Gerçek adı Ali Ratip’tir. Mustafa Kemal ona Tekelioğlu Sinan takma adını vermiştir.)
Çok partili sisteme geçince CHP saflarını ilk terk edenlerden olmuştur. Önce Millet Partisi’ne atılmış, orada bir şey olmadığını görünce Demokrat Parti saflarında yer almıştır.
Bu doğal mıdır? Elbette doğaldır.
Çünkü Cumhuriyet tarihinde siyaseti emziren ana CHP’dir. Çok partili sisteme geçişte, demokrasiyi kuran bütün partilerin anası CHP’dir.
Bu açıdan CHP içinde olanların CHP’den kopan partilere geçmesi, doğal…
Şimdi doğal olmayan bir konudan söz edeceğim.
“FRANSIZLAR DEĞERİMİ BİLİR…”
Adana’yı işgal eden Fransızlara karşı verdiği mücadele ile bilinen Tekelioğlu Sinan Paşa, Demokrat Parti’den milletvekili adayı olunca seçim çalışmalarına başladı.
Demokrat Parti İnönü Meydanı’nda bir miting düzenler. Tarihler 5 Mayıs’ı göstermektedir. Yani bugünden tam........
