Bayram Var Ama Sevinç Yok
Bir Ramazan daha geride kaldı. Sofralar kuruldu, dualar edildi, gözyaşları akıtıldı. Ama gerçek şu ki; bu Ramazan, İslam dünyasının vicdanını değil, çaresizliğini büyüttü.Gazze’de bombalar iftar saatini tanımadı. Çocuklar sahura değil, siren seslerine uyandı. Anneler dua ederken evlatlarını kefenledi. Ve biz… Ekran başında izledik. Kınadık. Paylaştık. Sonra hayatımıza devam ettik.Ramazan, sabır ayıdır deriz. Peki bu neyin sabrı? Zulme sessiz kalmanın mı? Parçalanmış coğrafyaların, bölünmüş ümmetin sabrı mı?İslam dünyası bugün sadece dışarıdan gelen saldırılarla değil, içerideki dağınıklıkla da boğuşuyor. Birlikten söz edenler, çıkar hesaplarıyla susuyor. Güçten bahsedenler, en kritik anlarda ortadan kayboluyor. Liderlik iddiası olanlar, mazlumların çığlığını diplomatik cümlelerle örtmeye çalışıyor.Ramazan boyunca minarelerden yükselen ezanlar, aslında bir uyanış çağrısıydı. Ama o çağrı yine karşılıksız kaldı. Çünkü sorun sadece savaş değil; sorun, irade eksikliği. Sorun, cesaretin yerini korkunun alması.Bayram geldi. Ama hangi bayram?Gazze’de bayram yok.Doğu Türkistan’da bayram yok.Suriye’de, İran’da,Yemen’de bayram yok.Bayram; sevinçtir, kucaklaşmadır, umut demektir. Ama bu coğrafyada bayram artık sadece bir takvim yaprağı. Gerçekten bayram yapabilmek için önce insan olmayı, sonra ümmet olmayı hatırlamak gerekiyor.Bugün en sert soruyu sormak zorundayız:Bu kadar zulüm varken, biz neyi kutluyoruz?Eğer bu soruya dürüstçe cevap veremiyorsak, sadece bir Ramazan’ı değil, insanlığımızı da kaybediyoruz demektir.Bayramınız mübarek olsun… diyemiyorum.Çünkü bazı coğrafyalarda hâlâ bayram yok.
