Toprağın çatlayan dudakları: Bir yudum su, bir avuç hayat!
Sabah bahçedeki çiçekleri sularken fark ettim. Toprak öyle bir çekmiş ki suyu, sanki hiç değmemiş gibi. Birkaç gün yağmur yağmasın, hemen boynunu büküyor o canım yeşillik.
Şöyle bir dönüp bakıyorum etrafıma; o yeşiline hayran olduğumuz Karadeniz’de bile yazlar artık eski yazlar değil. Nem bizi boğuyor ama toprak susuzluktan kavruluyor. Çarşamba Ovası'nın o bereketli, can canan toprağının bile bazen için için ağladığını hissediyorum sanki.
Kuraklık deyince aklımıza hep uzaklardaki o uçsuz bucaksız Afrika çölleri geliyor değil mi? Yanılıyoruz. Çölleşme, burnumuzun ucunda sessizce yürüyen bir sinsi düşman aslında. Biz suyu hoyratça harcadıkça,........
