menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gölgesi Sokakta, Adı Cümlede Geçmeyen Biri

1 0
latest

Bir ilçenin meydanına yeni bir yabancı geliyor. Ne onu karşılayan resmî bir tören var ne de önünde siren çalan araçlar. Kimse dönüp ikinci kez bakmıyor. Sessizce kaldırımda yürüyor, fırının önündeki sıraya giriyor, çay ocağında bir masaya ilişip yanındaki yaşlı adamın derdini dinliyor.

Belki de tanımaması gerekiyor.

Çünkü bazı insanlar isimlerini duyurmak için değil, insanları duymak için yürür.

Henüz makam odasının kapısı açılmadan, deri koltuğa oturmadan önce sokağın sesini dinlemeyi seçen bir anlayıştan söz ediyorum. Sorunu raporlardan değil; kaldırımların çatlağından, pazar yerinin sessizliğinden, çocukların bakışından okumaya çalışan bir anlayış...

Bugün birçok insan makamın insana değer kattığını sanıyor. Oysa gerçek tam tersidir. Değeri olan insan, makamına da değer katar. Koltuk büyüdükçe kibri büyüyenler de vardır; koltuğu bir emanet bilip omuzlarındaki sorumluluğu ağırlaştıranlar da...

Asıl fark işte burada başlıyor.

Devlet; yüksek duvarların, ağır kapıların ve uzun koridorların ardında duran bir yapı değildir. Devlet, sabahın erken saatinde kepengini açan esnafın "Kolay gelsin." diyebildiği, parkta oynayan çocuğun kendini güvende hissedebildiği, yaşlı bir kadının kapısını çalabileceğine inandığı duygunun adıdır.

Makam aracının camından bakınca her şey düzenli görünebilir.

Ama yürüyerek........

© Haber Ege