Şüpheyi Beslersen, Gücün Zayıflar
Bugün sana tek bir cümle üzerinden yazacağım:
Gücünden şüphe edersen, şüphelerine güç verirsin.
Bu cümle basit gibi durur ama hayatının birçok alanını açıklıyor aslında. Çünkü insanın en büyük savaşı dışarıyla değil, içeridedir. Çoğu zaman seni durduran şey şartlar değil, insanların söyledikleri değil, imkanların eksikliği değil… Kendi içinde büyüttüğün o küçük sestir.
“Ya yapamazsam?” “Ya rezil olursam?” “Ya beni yeterli görmezlerse?” “Ya elimdekini de kaybedersem?”
Şüphe ilk geldiğinde küçüktür. Bir soru gibidir. Ama sen onu beslersen, tekrar tekrar düşünürsen, her ihtimali felaketle bitirirsen… O soru, bir inanca dönüşür.
Ve insan en çok inandığı şeye göre davranır.
Canım kadın, çoğu güçlü kadın başarısız olduğu için değil, kendinden şüphe ettiği için geri durur. Oysa dışarıdan bakıldığında cesur, akıllı, donanımlı, yeteneklidir. Ama iç dünyasında şöyle bir cümle vardır:
Ve işte o cümle, bütün potansiyeli yavaş yavaş kemirir.
Şunu fark etmeni istiyorum:
Şüphe doğal bir duygudur. Hepimizde olur. Ama şüpheye liderlik verirsen, seni yönetmeye başlar. Direksiyona onu geçirirsen, seni güvenli sandığın ama aslında dar bir alana götürür.
Konfor alanı çoğu zaman güvenli değildir, sadece tanıdıktır.
Sen adım atmak üzereyken içinden gelen o ses sana şunu söyler: “Bekle.” “Hazır........
