Asıl Mücadele İçeride Başlar
Bugün biraz sert ama iyileştirici bir yerden konuşalım. Hayatta verdiğin en büyük savaş, çoğu zaman dışarıdaki insanlarla değil. En çetin mücadele, kendi içindeki duygularla verdiğin mücadele.
Özellikle de öfkeyle.
Öfke kötü bir duygu değil. Yanlış anlaşılmasın. Öfke bir sinyaldir. Sınırının aşıldığını söyler. Haksızlığa uğradığını haber verir. Canının yandığını gösterir. Ama kontrol edilmediğinde, seni korumak için çıkan bir duygu, seni sabote eden bir güce dönüşür.
Bir anlık öfke, saatlerce sürecek pişmanlıklar doğurabilir. Bir cümle, bir bakış, bir mesaj… Ve bir anda içinde yükselen o ateş.
O an haklı olabilirsin. Gerçekten incinmiş olabilirsin. Ama mesele haklı olmak değil, kendini yönetebilmek.
Canım kadın, öfke dışarıdan gelmez. Tetik dışarıdan gelir, patlama içeride olur. Eğer içinde bastırılmış kırgınlıklar, duyulmamış ihtiyaçlar, söylenmemiş sözler varsa; en küçük kıvılcım bile yangına dönüşür.
Bu yüzden mesele sadece sinirlenmemek değil. Mesele, öfkeye alan........
