Şairin Kapısındaki Mevsim
Sonbahar hüznün mülkü değil, yalnızca onun en berrak aynasıdır.
İnsan, kendi içindeki çözülüşü ağaçların dalında, toprağa düşen yaprağın vedasında gördüğü için sığınır bu mevsime.
Doğa sararıp solarken acısını saklama gereği duymaz; yavaşlamayı, soyunmayı ve toprağın sükûnetine dönmeyi bir tören gibi yaşar, evrene haykıra haykıra...
Göğsümüzdeki ağırlık dışarıdaki bu zarif yıkımla örtüştüğünde yalnızlığımız meşrulaşır, kederimize koca bir kâinat refakat eder; yani yalnız değilizdir.
Oysa yaz mevsiminin melankolisi, sonbaharınkinden çok daha acımasız ve savunmasızdır.
Pırıl pırıl bir gökyüzünün altında, herkesin neşeyle dolup taştığı o kör edici aydınlıkta insanın içine çöken karanlık, sığınağı olmayan bir sürgündür adeta.
Güneş en tepedeyken, deniz ışıltısıyla göz alırken duyulan keder derin bir........
