VAKIF İNSANLAR VE FECİR
İnsanların karakterlerinin oluşmasında ailesi kadar çevresinde etkileşim içinde bulunduğu kişilerin de etkisi büyüktür ve önemlidir.
Çocukluk ve gençlik yıllarımız, mahalle arkadaşlığımız yerine daha çok fikri olarak anı düşünceleri ve idealleri paylaştığımız muhitlerde gerçi.
Büyük ağabeylerimizi örnek almakla birlikte manevi hamurumuzu yoğuran muhterem zatların rahle-i tedrisinde bulunduk ve çok şükür feyzlendik, nasiplendik.
Özellikle 12 Eylül öncesinde bizleri Siyonizm’in bir planı çerçevesinde hayata geçirilen sağ-sol çatışmasından uzak tutan ve bunun belirli çevreler tarafından ülkemizin gücünü kırmak, medeniyet yarışından geri koymak adına aynı merkezden ancak farklı kesimlere verilmiş bir görev olduğunu ifade edip bu tür olaylardan uzak tutan değerli ağabeylerimiz 12 eylül darbesinden sonra da bizlerin fikri, ilmi ve yaşantı yönünde iyi bir noktaya gelmemizle ilgili önemli çalışmalar ve fedakârlıklar ortaya koymuşlardı.
Bu isimlerden biri de merhum Efraim Yıldırım ağabeyimizdi. Kendisi iş insanı olmakla birlikte gençlerin milli ve manevi değerlerle yetişmesi adına önemli fedakârlıklarda bulunur ve çevresinde her zaman her fakültede okuyan geniş üniversite öğrencisi kitlesi yer alırdı.
Aksaray mahallesindeki kütüphanesinde haftalık dersler verir, sadece mahallenin değil bizler gibi şehrin birçok noktasından gençler bu sohbet halkalarının müdavimi olurdu.
Merhum Efraim Abi, hem Fırat üniversitesinde hem de il dışındaki üniversitelerde okuyan öğrencilerin şehir merkezinde buluşacağı bir mekanın faydalı olacağını düşünmüş olacak ki İzzet Paşa Camii doğusunda bulunan, bahçeli ve havuzlu bir avlusu olan içerisinde bir çay ocağı ve Şark Kitapevi olan alanda Fecir Neşriyat adıyla bir kitapevi açmıştı. Ve bu kitapevinin fonksiyonel ve aktif çalışması için de gencecik bir kardeşimiz olan ama birçok konuda donanımlı, birikimli, organizasyon yeteneği ve liderlik özelliği bulunan İbrahim Kayaoğlu kardeşimizi görevlendirmişti.
Fecir Neşriyat, geçmişten bugüne; bakan, bakan yardımcıları, Milletvekilleri, Belediye Başkanları dahil, devletimizin birçok önemli noktasında görev yapmış isimlerin gelip istifade ettiği, buluştuğu ve fikri mülahazalar gerçekleştirdiği merkez haline gelmişti.
Yine Fecir Neşriyat, özellikle hafta sonları camianın önde gelen münevver ağabeylerimizin gençlere ilmi sohbetler verdiği, tecrübe paylaşımlarının yapıldığı bir eğitim merkezi statüsünü kazanmıştı. Mekân belki küçüktü ama gönüllerimiz büyük, hayallerimiz ve hedeflerimiz samimiydi.
Fecir Neşriyat, bulunduğu mekanın yıkılıp yeniden inşası sürecinde kapandı ama İbrahim Kayaoğlu bu hizmeti Abdullah Paşa Mahallesinde ilmi ve sosyal konulardaki hizmetleri devam etsin diye sırf bu amaçla ve bizzat kendi imkanlarıyla iki katlı bir bina inşa etti ve Fecir Eğitim ve Kültür platformuna dönüştü.
Bu bina yaklaşık 20 yıldan beri sadece haftalık sohbetler için değil, yaz kuran kursları, üniversite öğrencilerine yönelik özel programlar düzenlenen bir merkez haline geldi.
Fecir, bununla da yetinmedi yılın tüm aylarıyla birlikte özellikle ramazan aylarında binlerce aileye yardımlarda bulundu. Bununla birlikte özellikle kenar mahallerdeki bakkallara gidilerek borcunu ödeyemeyen ve ödeme gücü olmayan gariban insanların veresiye borçları kapatılarak borçları sıfırlandı.
Fecir, Osmanlı döneminde esnafların veresiye borçları kaydettiği, Ramazan ayında zenginlerin tanımadıkları ihtiyaç sahiplerinin borçlarını gizlice kapattığı köklü bir yardımlaşma geleneği olan Zimem Defteri uygulamasını son beş yıldan beri ilk kez ilimizde uyguladı ve bunda da önemli başarı sağladı.
Bu çalışmaların birçoğuna şahsen ben de gönüllü katılarak İbrahim Kayaoğlu kardeşime destek oldum. Ve gördüm ki “sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek" düsturuyla, hayırseverimiz borçluyu, borçlu da hayırseveri bilmeden, hiç yüz yüze gelmeden karşılıksız ve gösterişsiz yardım yapma sevabına ortak olmak çok feyizli ve manevi hazzı büyük bir hayırmış.
Rabbim bu yardımları organize eden ve yüzlerce yardım kolisini bizzat kendi elleriyle teslim eden Fecir Eğitim ve Kültür Derneği Başkanımız İbrahim Kayaoğlu’ndan razı olsun.
Bu hizmet yolu ve kapısını açan merhum Efraim Ağabeyimize sonsuz rahmetler olsun.
Ve bizleri de merhum Efraim Yıldırım Ağabey ve İbrahim Kayaoğlu gibi vakıf ve hizmet ehli insanlarla yol arkadaşı kıldığı için Rabbime sonsuz şükranlarımız olsun.
