menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BU KONU ASLA ESKİMEMELİ‎

7 0
11.03.2026

Kaybedilen Sadece Bir Öğretmen Değil, Bir Nesil

‎Yaşanılan acı olayı biliyorsunuz, hepimizi derinden sarstı.  Meslektaşımız hayatından oldu.

‎Sınıfların içinde sadece ders anlatılmaz; karakter, saygı, sorumluluk ve vicdan da öğretilir. Bir öğretmen, bir çocuğa sadece matematiği, tarihi ya da dili öğretmez. Aynı zamanda insan olmayı öğretir.

‎Ama son yıllarda acı bir gerçekle yüzleşiyoruz:

‎Öğretmenler değersizleşiyor, saygı azalıyor ve bunun bedelini yalnız öğretmenler değil, bir nesil ödüyor.

‎“Benim Çocuğum Yapmaz. ” cümlesi.

‎Her şey çoğu zaman aynı cümleyle başlıyor:

‎“Benim çocuğum yapmaz.”

‎“Ben bilirim, o yalan söylemez.”

‎“Evde dört dörtlük, demek ki öğretmen abartıyor.”

‎Bazen öğretmen görür, bazen kamera görür, bazen bütün sınıf görür…

‎Ama yine de bazı aileler görmek istemez.

‎Çocuğun hatası düzeltilmez.

‎Bir süre sonra o hata davranışa, davranış alışkanlığa,

‎alışkanlık ise karaktere dönüşür.

‎Ve bir gün o çocuk sadece arkadaşına değil, öğretmenine de saygı duymayan bir birey haline gelir.

‎ Maalesef bir öğretmen olarak bu tarz olaylara çok rastladım.

‎Tabiki isim vermeden anlatacağım.

‎Bir erkek öğrencim vardı.

‎Ailesi her şeyini inkar eder, idareye oğluma iftira atıyorsunuz derdi.

‎Kadın eşinden korkup, oğlunun açıklarını kapatırdı.

‎Çocuğun vukuatlarının haddi hesabı yoktu.

‎Ben ne zaman çağırsam rahatsız olurdu.

‎Sanki amacım oğlunu kötülemekti.

‎Oysaki bir öğretmen neden öğrencisini kötülesin, amacı ne olabilir ki.

‎Tek amacımız gördüğümüz gerçekten dolayı aileyi uyarmak. Gelecekte başına gelecekleri ne çocuk ne aile yaşamasın diye.

‎Biz bunu kendimize görev edindik.

‎Tüm öğretmenlerin derdi aynı. . .

‎Hikayeme döneyim; maalesef o öğrencim ailesi için tam bir sorun oldu, kendi hayatını da mahfettiğini söyleme gerek var mı?

‎Beni gördüğünde yolunu değiştiriyordu. . .

‎Ailenin görmek istemediği gerçek.

‎Böyle çocuklar aslında en çok kendi ailelerine zarar verir.

‎Çünkü sınır koyulmayan çocuk, düzeltilemeyen hata, hesap sorulmayan davranış…

‎Günün sonunda büyür ve aileyi de yorar, tüketir, hatta dönüşü olmayan sorunlara yok açar.

‎Bir öğretmenini bıçaklayacak noktaya gelen bir çocuk…

‎Bu noktaya bir günde gelmez.

‎Bu yılların ihmalinin, görmezden gelmenin ve yanlış savunmanın sonucudur.

‎Okullarda disiplin problemleri son 10 yılda birçok ülkede %20’nin üzerinde artış gösterdi.

‎Türkiye’de ise eğitim sendikalarının raporlarına göre:

‎Öğretmenlerin %50’den fazlası meslek hayatında en az bir kez sözlü şiddete uğradığını söylüyor.

‎Her yıl yüzlerce öğretmen, öğrenci veya veli kaynaklı saldırı ve tehdit vakaları bildiriyor.

‎Bu rakamlar sadece bir istatistik değil.

‎Her biri bir sınıfta yaşanan bir hayal kırıklığı demek.

‎Bir Öğretmen Yaralanınca

‎Bir öğretmen saldırıya uğradığında…

‎Sadece bir insan yaralanmaz.

‎Bir sınıfın güveni kırılır.

‎Bir okulun huzuru bozulur.

‎Biz bunu yaşadık gerçekten okuldaki herkes durumdan etkilenip, saygısızlığa, haksızlığa hepimiz üzülüyoruz.

‎Toplumun vicdanı yara alır.

‎Çünkü öğretmen dediğimiz insan, toplumun geleceğini emanet ettiğimiz kişidir.

‎Bir öğretmen yaralanınca kaybeden sadece öğretmen değildir.

‎Saygıyı öğrenemeyen çocuk

‎Hatası düzeltilmeyen genç

‎Gerçeği görmek istemeyen aile

‎Bir Nesil Ne Zaman Kaybolur?

‎Bir nesil; öğretmenine saygı duymadığında,

‎annesine ses yükselttiğinde, babasına öfke gösterdiğinde ve sorunlarını şiddetle çözmeye başladığında…

‎Yavaş yavaş yok olur.

‎Bugün öğretmenine bıçak çeken bir çocuk konuşuluyorsa, bu sadece bir haber değildir.

‎Bu, toplumun kendine sorması gereken bir sorudur:

‎Biz çocuklarımıza gerçekten ne öğretiyoruz?

‎Bir çocuğa yapılabilecek en büyük iyilik onu körü körüne savunmak değildir.

‎Ona doğruyu öğretmektir.

‎Yanlış yaptığında yanında olmak, ama yanlışı savunmamak…

‎Son olarak duygularımı da belirtmek isterim ki, bu yaşananlar hepimizi üzüyor. Ama biz yolumuza her defasında yeni öğrencilerle devam ederiz.

‎Ama olan o nesle, ailelere ve gençlerin geleceğine oluyor.


© Günışığı Gazetesi