menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KÜLTÜR, MİLLET VE AİLE

43 0
21.05.2026

Kültür, bir milletin kalbi gibidir. Asırlardır bünyesinde toplanan değerler bütünüyle fertlerin duygu, düşünce ve davranış dünyasını şekillendirir. İnsan toplu yaşamında bireylerin zihninde buluşarak büyüyen kültür, toplumun ortak bilincini destekleyerek millet kavramının ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Ortak bilincin fertleri mensubu olduğu milletin değerleriyle yaşarken yine kendi kültürünün canlılığını korumuş olur.

Tıpkı DNA gibi kendi içerisinde sarmal bir yapı oluşturan fert, millet ve kültür, birbirini besleyen, geliştiren ve denetleyen olarak varlığını sürdürmeye devam eder.  Bizim de bir parçası olduğumuz mevcudiyetimizin en güçlü yönlerinden birini temsil eden Türk kültürü, farklı coğrafyaların çeşitli inanç ve kültürleriyle yaşadığı etkileşimin izleriyle yüzlerce yıllık yoldan günümüze kavuşmuştur.

Güçlü devlet yapısıyla beraber konargöçer yaşam tarzı sayesinde Türkistan içlerinden Tuna boylarına kadar yayılan Türk kültürünün sosyal yaşamdaki varlığını koruyan kavram ise ailedir.

Sosyal yapının en küçük birimini temsil eden aile, fertlerin ilk sorumluluk duygusu, toplumun canlı yapısı, devletlerin de ebediyet dokusudur.

Aynı zamanda aile, atalar mirasının geleceğine atılan ilk kıvılcımın ocağıdır.

Fert bu ocaktan yetişir, millet bu ocaktan beslenir, kültür bu ocaktan dirilir.

Türk toplumu asırlar önce Dede Korkut’tan dinlediği “Kız, anadan görmeyince öğüt almaz; oğul, babadan görmeyince sofra çekmez.” sözünü dilden dile taşımış, böylelikle aile içerisindeki ferdin rolünü koruyarak kültürün de devamlılığını sağlamıştır.

Ancak aile yapısının zedelendiği dönemlerde kuşak........

© Günışığı Gazetesi